VEYSEL EKİNCİ

Basının Gücü!

Eskiden yasama, yürütme ve yargıdan sonra; dördüncü güç olarak basın kabul edilirdi.

Geçmişte yaşadığımız tecrübeler göstermiştir ki, zaman zaman basın ilk güç olmuştur. İktidarlar düşürmüş, iktidarlar getirmiştir.

Gazetelerin attığı manşetler, televizyonların haberleri gündemi belirlemede çok etkili olmuştur.

Nice iktidarlar, bakanlar, belediye başkanları, işadamları, müdürler manşet haber yapılmak korkusu ile tirtir titremişlerdir.

Zaman zaman bu güç intikam, güç gösterisi, menfaat, çıkarlar uğruna; alçakça kullanılarak aileler, düzenler bozulmuş, intiharlar olmuştur.

Kimi medya patronları başbakanı pijama ile karşılamış, kimi genel yönetmen " ana- avrat" küfretmeye kalkmıştır.

Kimileri mafyanın, darbeci generallerin, kimi hakim, savcı gibi gücü elinde barındıranların talimat ve direktifleri ile hareket etmişlerdir.

Kimi namuslu insanların manşet haberler yüzünden dünyaları kararmış; suçu olanlar, çalanlar, çırpanlar, ortak suç işleyenler daha çok korkmuş, daha çok taviz vermişler, daha rahat hedef olmuşlardır.

Günümüzde medyanın negatif gücünün biraz kırıldığı söylenebilir.

Sosyal medyanın, çeşitli iç ve dış haber alma kaynaklarının ve bilgili, bilinçli kişilerin sayısının artması; bu negatif medya gücünü zayıflatmıştır.

Her ne kadar negatif tesir zayıflar gibi görünse de; çeşitli konularda hala gündem belirleyebiliyorlar.

Burada en büyük faktör; her kesimin, takip ettiği, güvendiği bir medya kuruluşunun olması ve doğruluğundan şüphe edilmemesidir.

Elbette ki basın olmalı, adil adaletli, tarafsız ve ülke menfaatine uygun yayınlar yapmalıdır.

Medya bir ticaret kaynağı olmamalıdır.

Dediğimiz gibi genel olsun, yerel olsun medyanın, sosyal medyanın hala gücü, tesiri ve kamuoyu oluşturması yadsınamaz.

Kurumlar, kuruluşlar, şirketler, yerel yönetimlerin sürekli basını takip eden birimleri vardır ve kendileri ile ilgili haberleri muhakkak dikkate alırlar, ona göre davranış sergilerler.

Her medya ya da sosyal medya kuruluşunun hinterlandı büyüklük veya küçüklük yönünden farklılık gösterir.

Ama unutulmasın ki takip edilir, dikkate alınır; çoğu zaman da ağızlarının tadı kaçar.

Bu da, daha dikkatli, düzenli, yasal icraatlar yapmaya zorlar.

Her alanda olduğu gibi, medyada da zaman zaman maddiyata dayalı, ısmarlama haberler, ya da karalama haberlerin yapıldığı da bir gerçektir.

Bu yöne tevessül etmemenin ana yolu; bu mesleği hizmet için, severek yapmak, belirli maddi imkana sahip olmak veya devlet tarafından desteklenmektir ki, bu sayede  başkasına muhtaç olmadan  özgür ve bağımsız habercilik yapabilsinler.

Bir diğer yanlışlık da; kurumların, kuruluşların, yerel yönetimlerin kendi medyalarıni hazırlamak ve bir şekilde destek olmalarıdır.

Basın güçlüdür; yeter ki adaletten, haktan , doğruluktan sapmasın, maddeye kul olmasın!

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri