MAZLUMDER KAYSERİ’DEN RAHMİ KOÇ’A TEPKİ: “KÜRT KADINLARINI HEDEF ALAN SÖYLEM KABUL EDİLEMEZ”
MAZLUMDER Kayseri Şubesi, bir hastane açılışı programında iş insanı Rahmi Koç tarafından anlatıldığı belirtilen ve Kürt kadınlarını konu alan fıkraya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu ifadelerin insan onurunu zedelediği ve toplumsal barışa zarar verdiği vurgulandı.

MAZLUMDER Kayseri Şubesi, bir hastane açılışı programında iş insanı Rahmi Koç tarafından anlatıldığı belirtilen ve Kürt kadınlarını konu alan fıkraya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu ifadelerin insan onurunu zedelediği ve toplumsal barışa zarar verdiği vurgulandı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca etnik kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa uğrayan insanların yaşadığı acılara tanıklık ettiği belirtilerek, özellikle toplum üzerinde etkisi bulunan kişilerin kullandığı dilin ayrıştırıcı değil, birleştirici olması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, Kürt kimliğini ve Kürt kadınlarını hedef aldığı öne sürülen ifadelerin kamuoyu önünde rahatlıkla dile getirilebilmesinin, ayrımcı anlayışların halen varlığını sürdürdüğünü gösterdiği kaydedildi.
MAZLUMDER Kayseri Şubesi, insan hakları hukukunun temelinde yer alan eşitlik ilkesinin; etnik köken, dil, kültür ve cinsiyet temelinde aşağılamayı reddettiğine dikkat çekerek, Kürt kadınlarını hedef alan söylemlerin yalnızca belirli bir topluluğu incitmekle kalmadığını, aynı zamanda toplumun farklı kesimleri arasındaki güven duygusunu da zedelediğini belirtti.
Açıklamada, “Hiç kimsenin etnik kimliği, dili veya aidiyeti alay konusu yapılamaz. Hiçbir kadın, mensubu olduğu halk nedeniyle aşağılanamaz. İnsan onuru pazarlık konusu değildir ve ayrımcılık, hangi biçimde ortaya çıkarsa çıksın karşısında durulması gereken bir insan hakları ihlalidir” ifadelerine yer verildi.
MAZLUMDER Kayseri Şubesi, etnik kimliği ve cinsiyeti hedef alan bu tür söylemlerin mizah adı altında meşrulaştırılamayacağını belirterek, bir halkın kadınlarını küçümseyen ve alay konusu haline getiren ifadelerin insan hakları ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.
Açıklamanın sonunda ise söz konusu ifadelerin yanlışlığının kabul edilmesi, Kürt kadınlarından ve Kürt halkından kamuoyu önünde özür dilenmesi ve toplumun hiçbir kesimini aşağılamayan kapsayıcı bir kamusal dilin benimsenmesi çağrısında bulunuldu.
