- 05 Mart 2026 - COĞRAFYANIN SİYASAL GÜCÜ…
- 27 Şubat 2026 - MODİFİYE EDİLMİŞ BİLGİ…
- 17 Şubat 2026 - BİR ŞİİR VE BİR ŞUUR…
- 11 Şubat 2026 - OLMAYACAK DUAYA “ÂMİN” DEME…
- 30 Ocak 2026 - KEL ALİ’NİN BAĞI…
- 22 Ocak 2026 - DOĞRU YORUM BU MU?
- 14 Ocak 2026 - MÜSTAKİL BİR SÖYLEM…
- 08 Ocak 2026 - KUZEY KUTBU BİR SAVAŞ ALANI MI?
- 01 Ocak 2026 - DİJİTAL VİCDAN MESELESİ
- 25 Aralık 2025 - EĞİTİMİN GELECEK ASRI
- 17 Aralık 2025 - SORULARIN YÜKÜ…
- 11 Aralık 2025 - DÜŞMAN KAZANMA SANATI…
- 03 Aralık 2025 - BATI, YUNAN, SİYASET.
- 25 Kasım 2025 - DUYUMLAR VE DÜŞÜNÜMLER…
- 19 Kasım 2025 - SİYASİ COĞRAFYA’YA DAİR MEVZULAR…
- 11 Kasım 2025 - ALGILAMA EŞİĞİ SORUNU…
- 04 Kasım 2025 - ANALİTİK SORUN…
- 22 Ekim 2025 - MİYOP DÜŞÜNCELER…
- 15 Ekim 2025 - EĞİTİM DE BAŞARI ANLAYIŞI…
- 10 Ekim 2025 - DİJİTAL EĞİTİM…
- 03 Ekim 2025 - JEOPOLİTİK ve JEOSTRATEJİK
- 01 Ekim 2025 - ZİHİNSEL HAVA KİRLİLİĞİ
- 25 Eylül 2025 - NE MAKAM… NE MEVKİİ…
- 24 Eylül 2025 - KÖR NOKTA…
- 27 Ağustos 2025 - MODERNİTE İLE TANIŞIKLIK…
- 20 Ağustos 2025 - KİM BUNLAR…
- 14 Ağustos 2025 - ESKİDEN VAZGEÇTİM… YENİSİ NEREDE?
- 07 Ağustos 2025 - BELKİ BASİT GELEBİLİR?
- 01 Ağustos 2025 - MASUMİYET KARİNESİ Mİ BU?
- 23 Temmuz 2025 - SÜRESİZ NAFAKA
- 17 Temmuz 2025 - İSRAİL, ABD ve HAÇLI ZİHNİYETİ…
- 10 Temmuz 2025 - TERAZİNİN KEFESİ BOŞ…
- 01 Temmuz 2025 - BİR YAZ MEVSİMİ…
- 19 Haziran 2025 - CAHİLLİĞE DAİR BİR ÖNSÖZ…
- 12 Haziran 2025 - ESAS MESELE NE?
- 31 Mayıs 2025 - DÜŞÜNCE KOZASI BU YAĞMUR…
- 23 Mayıs 2025 - NİYET, KAPASİTE VE VİZYON…
- 14 Mayıs 2025 - SIRADANLAŞMAK…
- 05 Mayıs 2025 - GELİŞMİŞLİK STANDARTLARI…
- 25 Nisan 2025 - BİR AVUÇ PETROL…
- 18 Nisan 2025 - ANLAŞILMAYAN BİR ŞEY VAR MI?
- 09 Nisan 2025 - MEDENİYET, TEKNOLOJİ, YABANCILAŞMA
- 27 Mart 2025 - ŞEHİR VE ŞEHİRLEŞME…
- 19 Mart 2025 - TURİZM VE KALKINMA
- 12 Mart 2025 - GARİPSENECEK BİR DURUMDU BU.
- 05 Mart 2025 - İNSAN BU YA...
- 28 Şubat 2025 - YÜZEYSEL NETİCELER…
- 19 Şubat 2025 - MESELE YÜK ALMAK…
- 13 Şubat 2025 - SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ…
- 06 Şubat 2025 - KURAKLIK, DEPREM VE SAVAŞLAR
- 01 Şubat 2025 - AİLE, BOŞANMALAR VE TESPİTLER…
- 25 Ocak 2025 - MESELE, BUNDAN MI İBARET?
- 16 Ocak 2025 - BİLGİNİN FAY HATTI (1)
- 08 Ocak 2025 - ARABESK KÜLTÜR…
- 02 Ocak 2025 - COĞRAFİ SİYASET…
- 26 Aralık 2024 - İLETİŞİM VE ULAŞIM…
- 18 Aralık 2024 - İKLİM MÜLTECİSİ
- 11 Aralık 2024 - KÜRESELLEŞME VE SORUNLAR…
- 05 Aralık 2024 - KİM NE ANLADI?
- 28 Kasım 2024 - TEŞBİHTE HATA VAR MI?
- 21 Kasım 2024 - İKLİM VE ÇEVRE…
- 15 Kasım 2024 - SIFIR HATA…
- 06 Kasım 2024 - KÂĞITTAN BARDAK…
- 31 Ekim 2024 - BEŞERİYET ŞUURU…
- 26 Ekim 2024 - DÜNYA MANZARALARI…
- 16 Ekim 2024 - İNSANIN ALACASI…
- 09 Ekim 2024 - UZUN BİR YAZI…
- 01 Ekim 2024 - CÜMLE ARTIĞI...
- 25 Eylül 2024 - ÖZNE ASLINDA KİM?
- 16 Eylül 2024 - SÜREÇ Mİ? SONUÇ MU?
- 07 Eylül 2024 - USTANIN MESELESİ…
- 23 Ağustos 2024 - MÜLKİYET DURUMU…
- 14 Ağustos 2024 - BÜTÜN BU SÜREÇ…
- 08 Ağustos 2024 - NE YAZIK Kİ…
- 31 Temmuz 2024 - SAKIN ŞAŞIRMA…
- 24 Temmuz 2024 - DUR… ZEMİN BOŞ.
- 15 Temmuz 2024 - YENİ NORMALLERİMİZ…
- 05 Temmuz 2024 - PLATONİK İLHAM…
- 26 Haziran 2024 - RİVAYET ODUR Kİ…
- 22 Haziran 2024 - EKONOMİK COĞRAFYA’NIN TEMELLERİ
- 12 Haziran 2024 - TURİZM VE FARKINDALIK EĞİTİMİ…
- 05 Haziran 2024 - SONUÇTA; BİR BAKIŞ AÇISI…
- 29 Mayıs 2024 - İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BİR KRİZ Mİ?
- 23 Mayıs 2024 - KIRSAL KALKINMA VE ŞEHİRLEŞME
- 16 Mayıs 2024 - KURAKLIK VE KALKINMA
- 07 Mayıs 2024 - KASİSTEN KAÇMA! YAVAŞLA…
- 29 Nisan 2024 - BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DERKEN…
- 23 Nisan 2024 - BU HANGİ PARAMETRE…
- 16 Nisan 2024 - TURİZMİN ÜÇ A’SI…
- 10 Nisan 2024 - SONUÇTA İNSANIZ…
- 03 Nisan 2024 - TURİZM FAALİYETİ VE GELECEĞİ
- 26 Mart 2024 - TAHTA YAŞ GALİBA…
- 13 Mart 2024 - ALKIŞ BİR BAŞARI MI?
- 07 Mart 2024 - REALİTE VE ÜTOPYA…
- 29 Şubat 2024 - NE YAPARSIN?
- 22 Şubat 2024 - BİR MEVSİMİN ANATOMİSİ…
- 14 Şubat 2024 - DÜNYANIN DEVİR SAATİ…
- 08 Şubat 2024 - DURUN KALABALIKLAR…
- 02 Şubat 2024 - HABERLER BAŞLIYOR…
- 23 Ocak 2024 - FAY HATTI NE YA DA NE DEĞİLDİR?
- 17 Ocak 2024 - TARİHİN NOT DEFTERİ…
- 10 Ocak 2024 - BU HİKAYEYİ DAHA ÖNCE OKUDUNUZ…
- 03 Ocak 2024 - COĞRAFYA EĞİTİMİ GEREKLİ Mİ?
- 27 Aralık 2023 - SUYUN ARKASINDA Kİ GEÇİT
- 20 Aralık 2023 - Geçmeyen Akçe…
- 15 Aralık 2023 - Kayıp Aranıyor…
- 07 Aralık 2023 - Asrın Bilmecesi Bu…
- 01 Aralık 2023 - Yerleşim Birimleri Ve Medeniyet Anlayışı
- 21 Ekim 2023 - Tele Takılan Kamlumbağa
- 06 Ekim 2023 - Bu Bir Hastalık mı ?
- 13 Eylül 2023 - Ekmeği Fırından Almak Lazım
- 03 Eylül 2023 - Madenciliğin Ülke Geleceğindeki Yeri…
- 17 Ağustos 2023 - Öykünün Tamamı Bu Olsa Gerek…
- 12 Ağustos 2023 - Bu İnanılmaz Bir Başarı…
- 03 Ağustos 2023 - Sosyolojik Bulgu ve Neticeler…
- 27 Temmuz 2023 - Ormansız Köyün, Susuz Çeşmesi…
- 20 Temmuz 2023 - Bu Maydanozu Kim Yetiştirdi?
- 15 Temmuz 2023 - A Noktasından B Noktasına.
- 06 Temmuz 2023 - Düşüncenin Özeti Niteliğinde…
- 14 Haziran 2023 - Dünya Tiyatrosu… Bir Bulmaca
- 07 Haziran 2023 - Coğrafi Birikim ve Tarih…
- 01 Haziran 2023 - Yapbozun Parçaları
- 25 Mayıs 2023 - Eleştirinin Mahiyeti Üzerine…
- 17 Mayıs 2023 - Bir Şiir ve Bir Resim
- 11 Mayıs 2023 - Bak Buraya;”Konu Önemli.”
- 04 Mayıs 2023 - Üç Satır Cümle “H2o”
- 27 Nisan 2023 - Kırk Yıllık Hatır…
- 19 Nisan 2023 - “Çöl” Kavramı Üzerine…
- 13 Nisan 2023 - Söz, Tekrara Düştü…
- 07 Nisan 2023 - Astronomik Bilginin Seyri…
- 30 Mart 2023 - Taş Bulun…
- 23 Mart 2023 - Hava Durumu: Rüzgârlı
- 16 Mart 2023 - Doğru Soru, Cevap Buldurur.
- 09 Mart 2023 - “Ve” Bağlacı Bile, Bağlayamadı.
- 01 Mart 2023 - Gündem Dışı…
- 23 Şubat 2023 - Bilginin Fay Hattı…
- 16 Şubat 2023 - Gündem: Son Dakika
- 08 Şubat 2023 - Deprem Hususunda Unutmayın… Ne Yapmalıyız?
- 03 Şubat 2023 - Bir Fotoğraf, Bir Doğa ve Bir Şehir.
- 25 Ocak 2023 - Not Düşelim: Derdimiz Ne?
- 30 Aralık 2022 - Turizm Ve Doğaya Bakış Üzerine…
- 20 Aralık 2022 - Konu: Göç... Not Alın.
- 10 Aralık 2022 - Bitmeyen Ne...
- 24 Kasım 2022 - Noktanın Cümledeki Yeri
- 10 Kasım 2022 - Coğrafyanın Hikayesi
MEHMET TOPUZ
KUTUPLAŞMA SÜRECİ…
KUTUPLAŞMA SÜRECİ…
Bir konu ya da bir süreç hakkında taraf olmakta önemli bir mevzu… Herkes bir yönüyle hak ile batıl arasında ya da gündelik düşüncenin içerisinde haklı ya da haksız gibi kavramsal ifadelerin eşliğin de tarafını belirliyor.
Dünya siyasetin de yıllarca ifade edilen mevcut kurallar silsilesinin aslında bir aldatmaca olduğu gerçeği ile beşeriyetin bu anlamda bir yüzleşme halinde olduğunu söylemem doğru olmaz. Çünkü kimse bu kuralların gerçek alanda hayat bulduğuna inanmıyordu. İnandırılmaya ya da kandırılmaya talip olan bir kitlenin varlığı her çağda söz konusu. Tabi bu talibiyet bilinçli olmayan bir talibiyetti… Zaten kitle psikolojisinde bunu da çok fazla aramamak gerekir. Neyse mevzu uzun konuya dönelim.
Bugün bölge bazında bakıldığında ilginç olmayan gelişmelere tanıklık ediyoruz. Dünya sathında bir kutuplaşma süreci şuan itibarıyla kendini göstermeye başladı. Ve savaşı meşrulaştırmaya çalışan İsrail denilen terör devleti ile ABD bir takım argümanları da geçmişte olduğu gibi bugün de ortaya sürecek gibi durmakta. Dini gerekçelerle bir vakit papazların haçlı seferlerini hazırlamak ve doğunun zenginliklerini ele geçirmek düşüncesiyle batı daki propagandaları yeni yüzyıl da ülkedeki papazlara kendisini kutsatan bir anlayışa evrildi. İsrail dini metinleri dayanak alırken, gerekçesi dünyada yer alan bütün bir alandan insan devşirme ya da yandaş bulma düşüncesinde olsa gerek kanaatimce.
Yani savaşın sadece bir yönü olmadığını sürecin sonuca olan etkisini görmek adına bir kutuplaşma süreci de böylece batılı devletler tarafından işletilmekte. Dini, psikolojik, sosyolojik ve algıya dair yapılan dünya kamuoyundaki çalışmalar özellikle sosyal medyanın gücünü kullanan batı bu süreçte bir tarafa sahip. Batılın haklı olduğunu iddia eden taraf bu taraf. Çünkü masum insanlara yönelik yapılan hiçbir saldırı meşru değildir; olamaz da… İnsan haklarını dünyaya duyurduğunu iddia eden İngiltere; ABD ye destek verme kararını açıkladı. İleri de savaş bittiğinde İngiltere buna nasıl bir kılıf uyduracak bilinmez. Gerçi hırsıza anahtar sorulmaz.
Savaştan sonra büyük ihtimal batı kendisini sosyal medya aracılığı ile vaftiz edecektir. Yaptık bir hata aslında bizler iyi insanlarız mı diyecekler? Diyebilirler. Kim buna inanır; orasını bilemem. Fakat her dönemde birkaç şakşakçı olmuştur.
ABD ve İsrail bölgenin tarihsel geçmişine dayalı olarak geleceğe dair bir takım uydurma kehanetlerin, uydurma dediğime bakmayın bunlara göre kehanetler din mertebesinde beşeriyeti kandırmacanın ilk basamağıdır. Teodor Herzl mezarından kalksa büyük ihtimal Netenyahuyu ülkeden kovmakla kalmaz; gerekeni yapardı. Çölde kurmak zorunda kaldığı devletin temelleri için adamın verdiği emeği Netanyahu şuan yahudi vatandaşların göç etmesini sağlamakla meşgul. Olması gereken de galiba bu… Çünkü buzun üzerine bina inşa edilmez. İsrail adında olduğunu iddia edilen bir devlet meşru zemin de dünya kamuoyunda kapsam geçerliliğini görünen o ki kaybetti. Savaşın kutuplaşma sürecin de kaybedeni İsrail, ABD ve İngiltere oldu.
Ve işin sonunda tahminimce görülen o ki; bunların kendi iç kamuoyuna yaklaşan seçim arifesinde bir açıklama yapmak zorunda kalmaları olacak. Hayırdır diyecek; halk elbette… Seçim aşamasında savaşın kaybedeni olan ve ülkesine mağlubiyete dair açıklama yapmak zorunda kalacak olan bu yöneticiler, galiba bu etkiyi ortadan kaldırmak için kendilerini ve ülkelerini dünya kamuoyu önünde temizlemeleri gerekecek gibi durmakta. Ya ciddi anlamda saldırganlaşacaklar ya da savaşın kazananı algısı ile savaştıkları ülkelerle el altından anlaşıp, biz kazandık deyip çekip gidecekler.
Netice de görünen köy kılavuz istemez; diye bir söylem bu çağın söylemi değil artık. Görünen köy, görünmeyen yönleri dolayısıyla bir kılavuza ihtiyaç duyar hale geldi.
Sağlıcakla kalın…



Henüz Yorum yok