MEHMET TOPUZ

MODİFİYE EDİLMİŞ BİLGİ…

MODİFİYE EDİLMİŞ BİLGİ…

Kodifiye alanından çıkmış bilgi olarak da adlandırabiliriz bunu. Modifiyenin var oluş gerekçesine, gerekçelerden bir gerekçe ekleme düşüncesi ortaya çıksa; belki şu söylenebilir. Var olan eskimişliği yeniden elini yüzünü düzelterek yeni olmayan bir formatta ıslah etme hali olabilir bu. Burada bahsettiğimiz nesnenin nesnel eskimişlik halidir. Öznenin bu anlamda nesneye yüklediği anlam bu tabire dâhil değildir. Bu nesneye dair mesele; öznel bir yorum alanına bu durum kapalıdır. Çünkü öznenin kendi öznel alanından kaynaklı kodifiye alanına koruyan bir nesneye karşı eski ifadesini kullanması da sonuçta bir modifiye durumuna konuyu götürebilir.

Burada kodifiye kelimesini ilk defa duymuş olanlar belki, yazar burada herhalde yanlış yazmış, burada büyük olasılıkla harf hatası olduğunu düşünenler arasındaysanız; şunu belirtmekte fayda var; bir harf hatası yok burada.

Neyse konuya dönecek olur isek; nesnenin modifiye edilmeye muhtaç hale gelmiş olması sonuçta var olanın üzerine bir şeyler ekleme durumudur bir nebze. Kısaca var olması bir başlangıca sahip olması, sınırlarının çizilme alanından bu anlamda uzaklaşıp, yeniden bir sınır çizme, düzene koyma hali değil midir? Sonuçta bu düzene koyma, bir sınır belirleme, eskimişliğe dair iz ve bulguların ortadan kalkmasını bir nebze olsun katkı sağlamak ya da tekrar insanlığa kazandırmanın kimseye bu anlamda zararı olmayacaktır. Fakat kodifiye alanından tamamen çıkartılmış, bir abartıya maruz bırakılmışlığın bir aykırılıktan ziyade sosyolojik bir karşılığının olmadığını söyleyebilirim. Yani değişim rüzgârına karşı yel değirmenini kurmak ve ununu öğütmek ile rüzgâra karşı duran ve bunda sancı çeken devşirme zihniyet ve ithal fikirler hep bir modifiye halindedir. Fakat burası bir ıslah hali değildir. Çünkü ortada nesne değil, öznenin kendisi var.

Buraya kadar nesneyi ve öznenin nesneye dair yüklediği ve yüklendiği sorumluluğun sınırlarını konuştuk. Ve bu kısma dair bir öngörü ve buna dair bir hazırbulunuşluğun oluştuğu kanaatindeyim. Bundan sonrasına dair ise; modifiye edilmiş bilgiyi bu anlamda konuşabiliriz.

Bilginin modifiye edilmiş hali ise; eskimişliğine dair ya da öznenin bilgiye yüklediği ya da öznenin zihinsel ifade dünyasının bütün boşluksal halinden kaynaklı, güya kendince modifiye etmeye çalıştığı bilgi yığınlarının tuzlanmış halidir. Tabi bu tuzlama hali bir deriyi tuzlama durumu falan değil. Çünkü bilgi deriden daha çabuk kokma durumuna sahiptir. Bu tuzlama durumu bir modifiye alanıdır; ancak bu alandan uzakta bilginin içeriksel alanına sahip olmayanlar için, kendi öz kültürünü istememe durumudur. İşte bu istememe hali devşirme zihniyetin, bilginin hafıza alanına canlı da sahip olunan kısmına dair anlamsal boşluk yaşayan; ben huzursuz isem bu durumdan bir başkasının huzurunu da kaçırabilirim diyen kokuşmuş zihniyet ürünleridir. Tuzlamakta bu anlamda bir fayda sağlar mı sonuçta bu da aşikâr.

Bu sistem dışı bilginin içeriksel değeri ise; alıcısının hangi dert ve niyetle bilgiye yöneldiği hususunda ayrı bir kelam oluşturmakta… Sistem dışı dememin sebebi ise kendi öz kültürünün mayasını ithal ürün ve fikirlerde arayan güya bunu Anadolu’nun kendi öz sermayesinden uzakta üretme anlayışıdır. Ve bu alana yön vermeye kalkışan nesnenin ve öznenin üzerinde oturmayan bu modifiye edilmiş bütün anlayış sosyolojik karşılığı olmayan elit olduğunu düşünen fakat elit olmayan bir kalıpsal anlayıştan başka bir şey değildir.

Vel hasılı modifiye edilmiş bilgi yığınlarının uzun vadede hiçbir karşılığı olmadığı gerçeği tarihin ve coğrafyanın bir gerçeğidir. Ve bu gerçek bütün bir beşeriyet hafızasının bütün argümanların da kronolojik sıralamanın içerisinde bir kıymet takdirine sahiptir. Ve hangi çağ, hangi tarih diliminde olursa olsun halkta karşılığı olmayanların ayakta kalma sebebi kargaşa olmuştur. Sağlıcakla...

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri