AV. MUSTAFA İLHAN

KAYGI DUYMAMIZ GEREKEN NESİLLER

KAYGI DUYMAMIZ GEREKEN NESİLLER

Allah’ı Teâlâ ilk insandan bu yana nesillerin aile yolu ile çoğalmasını, eğitilmesini, büyütülmesini dilemiştir. Biz son yüzyıla kadar da neslimizi hep geniş aile koruyucu ve korumacılığında büyüdük ve büyüttük.

Çocuklarımızı önce okul sonra sosyal medya aileden aldı, kendi eğitmeye başladı. Okul, okuma yazma elbette cehaletimizi giderdi. Gözlerimizi açtı. Ancak kontrolü aileden çıkarmanın ilk adımı oldu.

Sosyal medya ise çocuklarımızın daha küçük yaşlardan başlayarak bizimle bağlarını kopardı. Bunları son 50 yılda hep beraber yaşadık gördük.

Şikâyet etmenin sorunları çözmediğini de yine yaşayarak öğrendik. Batılı ülkelerde dahi sosyal medya yasaklamaları başlamasına rağmen biz bir türlü bunu başaramadık. Sosyal medya ve yapay zekâ bizim kontrolümüzde değildi. Batılılar kendilerinde dahi serbest etmedikleri sapkınlıklar bizde cirit attı. Nihayet bu konuda bir meclis araştırması önergesi verildi. Bir takım tedbirlerin alınmasının elzem olduğuna karar verildi.

Hiç kimse yaratıcının insanları yaratırken ne istediğini, nasıl bir yetiştirme tarzı emrettiğini düşünmedi. Siyasi gelecek kaygıları ile nafaka ile 6284 sayılı yasa başta olmak üzere tedbir almayı geciktirdi.

Nüfus artış hızımızın düşmesi alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Ne olmuştu? Nerede yanlış yapmıştık?

Radyo zamanı radyolarda müzik ve haber dışında radyo tiyatrosu programları vardı. Bu programlarda hep iyi güzel konusu işlenirdi. Bunlar bizim beyinlerimize işledi. Sonra sinema ve televizyon çıktı. Yayınlarında en doğal insani duygu olan sevmenin sevilmenin yanına ihaneti, aldatmayı, çalmayı, terörü ekledi. Sonra sosyal medya icat oldu. En mahrem konular ortaya dökülüverdi. Televizyonlarda aldatma ve aldanma konuları olağan hale geldi.

Kanunlarımız gelişmeye ayak uyduramadı. 2000 li yıllardan sonra bünyemize uymayan konularda kanunlar çıkarıp değiştirsek de biraz geç kalmıştık.

Köylerde kahvehanelerde porno filmler oynatıldı. Orada gördüklerini aile içinde de isteyen uygulamak isteyenler uygun karşılığı göremeyince gayrı meşruluğa yöneldi. Çocuklar erkenden ergen oldular. Cinsel istismar arttı.  Aldatmalar ve aldanmalar dolayısı ile boşanmalar çoğaldı.  Boşanan erkekler eşlerine ölene kadar nafaka ödemek zorunda oldular.  Kadının beyanı esastır diyen kanunlar yüzünden erkekler sokaklara atıldı. Bu durumu gören erkekler ve kadınlar evlenmekten korkar hale geldi. Kadınlar kucaklarında çocukları ile kendi ailesinin koruması da olmadığından zor durumda kaldı.

Bizim tekrar yaratılış ayarlarına dönmemiz lazım.

Ailenin sorumluluklarını ön plana çıkaran, çocuklara sahip çıkan aile tipine dönmemiz lazım. Öncelikle eş için nafakayı kocadan tamamen kaldırıp usul ve füruuna onlar yoksa devlet üzerine almalıdır. Edinilmiş mal var ise eşit olarak paylaşmalarını miras hukuku olarak yerleştirmek gerekir. Kocanın evden uzaklaştırılması elzem ise koca içinde otel, sığınma evi v.s. tedbirleri mahkeme kararı ile vermek gerekir.

Çocukların sosyal medya ile bağları sınırlandırılmalıdır. Her yaşta öğrenmeleri gerekenler tespit edilip izinler ona göre verilmelidir. Yerli, milli ve dini yapay zekâlar oluşturulmalıdır.

Okullarımızda öğretimden çok eğitime ağırlık verilmelidir. Daha anaokulundan başlayarak dini bilgiler, iyi insan ahlaklı insan olma helal haram konuları işlenmelidir. Vatan ve millet sevgisi öğretilmeli. Yabancı ideolojilerin etkisinde kalmadan zihinleri işlenmelidir. Disiplin kuralları sert biçimde uygulanmalı, öğretmene saygı duyulması sağlanmalıdır.

İyi bir Müslüman olmak, cennete gidebilmenin yolunun iyi insan olmaktan geçtiği öğretilmelidir.

İnsanları aldatarak değil helalinden kazanarak iyi insan olunacağı, herkesin yaptığının hesabını vereceği bir hayat yaşaması gerektiği öğretilmelidir.

Temeli olmayan bina sağlam olamaz. Çocukta daha aile yanından başlayarak eğitilmelidir.

Öğretme artık eskisi gibi zor değildir. Bizim çocukluğumuzda yıllar süren emekle öğrendiklerimizi şimdi daha kısa zamanda öğrenmemizi sağlayacak teknik imkânlarımız vardır. İlkokuldan başlayarak öğrettiklerimizi orta ve yükseköğretimde tekrarlayarak harcadığımız zamanı hayatın içinde yaşayarak, yetiştirerek çocuklarımızı sağlam ve zinde zihinlerle geleceğe hazırlamamız gerekir.

Televizyonlarımızda aile için zararlı yayınlar kaldırılmalı reyting nedeni ile yapılan yayınlar yasaklanmalıdır.  Aileyi teşvik edici örnekler gösterilmelidir.

Müfredatımızı hızla değiştirerek pratik eğitici derslere ağırlık veren bir programla işe başlayabiliriz. Aileyi destekleyecek kanunlarla geleceğimizi kurtarmak için bir an önce başlamak dileğiyle…

Allah’a emanet olunuz

                                                                       Av. Mustafa İlhan
                                                                       Kayseri Strateji Derneği Başkanı

 

 

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri