KADİR EROL
-YENİ- DENGE ÖNEMLİ...!
DENGE ÖNEMLİ...!
Bâzen çok toleranslı,
Bâzen de çok acımasız oluyoruz. Oysa, "Denge hâli" çok önemlidir.
Bâzen 1- Çok toleranslı olduğumuz hâlimiz :
Bizim ölçülerimize göre, bütün hayatı, alenen büyük günahlar ile geçmiş ve böyle sürmekte olan birisi, günün birinde, bir konuda doğru söylüyor.
"Doğru söyledi, hak söyledi, evet tam da budur... vs." diyerek, bir seviniyoruz, bir önemsiyoruz, öyle değerli buluyoruz ki, sorma gitsin !
Efendim, bozuk saatin günde iki defa doğru saati göstermesi gibi, bu kırk yılda bir, sadece bir konuda doğru birşey söyleyen kişinin, yarın ne diyeceği ve o doğrunun arkasında durup durmayacağı da hiç belli değilken, bir güven, bir övgü, bir itibâr !
Bunu söyleyen kişinin ömrü islâmla ve Müslümanlarla mücâdeleyle geçmiş, hâlen dahî böyle devam ediyormuş, bir konuda doğru söylemiş olsa da, bin konuda çamlar devirmeye devam ediyormuş.....!
Hiç mühim değil !
"Belli mi olur, böyle böyle hakka yaklaşır belki, sonunu Allah bilir, biz hüsn-ü niyetli olalım" diyerek, her konudaki durumlarını aklama yaklaşımı ! Yâni,
Sonsuz tolerans ve
Sonsuz merhamet !
Saçma bir eziklik !
Bâzen 2- Çok acımasız olduğumuz hâlimiz : Bir Müslüman Kardeşimiz, herhangi bir konuda, bizim uygun görmediğimiz bir görüş beyan ediyor. O konu da, farklı görüşler beyan edilmesine müsâit bir konu aslında. Ama bizim benimsediğimiz görüş, biraz farklı. Olur.
İşte acımasızlık, burada öne çıkıyor. Bizim farklı görüş benimseme hakkımız var. Başkasının yok. Hem o başkası da, o kadar başkası değil. İman etmiş, namazını kılan, okuyan, yazan, "ben Müslümanlardanım" diyen bir insan.
Ama olmaaazzz....!
Tam o noktada biz :
Sıfır tolerans,
Sıfır merhamet !
Ne oluyoruz Abiler ?
Bu ne şiddet, ne celâl ?
Oysa İNSAN, sonsuz merhamet sahibi olamayacağı gibi (çünkü, yaratıcı değildir), Sıfır merhamet de olamaz. (çünkü, taş veya demir de değildir.)
Gavura sonsuz merhamet ve geniş tolerans, Müslümana ise sıfır merhamet ve sıfır tolerans !?!
Bu nedir ? Niyedir ?
Denge halimizi bozan, ciddi bir dengesizlik ve çok yanlış bir hâldir bu.
Bir insan, bir beşer,
Allah'ın bir kulu sınırlarında olabilmek, yâni "denge hâli" çok önemlidir. Biz kimiz ve kime karşı daha merhametli olmalıyız ? diye düşünürsek,
Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyuruluyor : "O, Allah’ın elçisi Muhammed’dir. Onunla beraber olanlar da, kâfirlere karşı sert, kendi aralarında merhametlidirler."
(Fetih Suresi, 29. ayet).
Bugün bizler, bütün Müslümanlar olarak; gücümüzü, imkânımızı, enerjimizi, hırsımızı, kinimizi,...... sâdece ve sâdece kendi aramızdaki ihtilâf ve çekişmeler için kullanıyoruz. Çok yazık ! Gavurlar, zâlimler ve siyonistler de, kahvelerini içerek, bizim birbirimizi kırmamızı izliyorlar.
Ayrıca, duâ etmeye yüzümüz varmış gibi, Allah'a duâ ediyoruz ve yardım filan istiyoruz !
Biz gerçek düşmana karşı, herhangibir hareket yapmıyoruz ki, ne için yardım istiyoruz acabâ ? Bilemedim.
Durumumuz karışık,
gâyet de karmaşık !
Dengeyi kaybetmişiz.
Allah(cc), bizi ıslâh etsin ve doğru yola iletsin.
Vesselâm.
Kadir EROL
28.11.2025


Henüz Yorum yok