KADİR EROL

ASIL MESELE, AYNI :

Asıl mesele, Aynı : 

Bir şeyi farkettim.
Şimdi bunun ne olduğunu söyleyince, birçok kişi, "Bunu daha yeni mi farkettin gâfil, ömrün bitti, ömrün !" diyecekler.  Haklılar.
Ama ne yapayım.
20 yaşımdan beri,
bunu düşünüyorum da, ifâde edebilmek kolay değilki.

Neyse, konu şu :
"İnsanlık tarihi boyunca, işin aslı ve imtihânın özü, hiç değişmiyor."  
İlk insanlar, nelerle imtihân oldularsa, bizde aynı şeylerle imtihân oluyoruz. Bizden sonrakiler de, yine aynı konularda imtihân olacaklar.

İnsan için, asıl olan meselelerde, tarih içinde değişen birşey yoktur. Değişen şeyler, dünyevi araç ve gereç'lerden ibârettir. 

***

Değişen şartlar ve araçlar çok fazla, lâkin işin özü, hep aynı: Allah'a Kulluk veya İsyân, Kıskançlık, dünya hırsı, kanaat, şükür, bencillik, diğergâmlık,......
iyilik-- kötülük.

Düzenli hiçbir eğitim almayan insan bile, insan için gerekli olduğu kadarıyla, bu değişmez yasaları öğreniyor ve biliyor. Gerisi keyfe kederdir.  
Herkes âlim olacak değil ya. Bir toplumda, yeteri kadar âlim olması, kâfî dir. Başka işleri yapacak olan insanlar da lâzımdır.

Zaman değiştikçe değişen hükümler, dinin esasına dâir konularda değildir. Zaman, yer ve şartların değişmesiyle farklılaşan hükümler, dinde bir değişiklik sayılmaz. Bu, gâyet doğal, insânî ve islâmî bir değişimdir. Bu yürüyen değişimlerden hareketle,  herşey savrulmuş ve herşey değişiyormuş gibi düşünmek, yanlıştır. Asıl savrulmak, böyle zannetmektir. 

***

Evet, birşeyler mutlakâ değişiyor ama bu, herşeyin değiştiğini göstermez. Herşey değişmiyor, herşeyin değişmesi gibi zorunlu bir şart yoktur.
Asıllar değişmez.
Bu mümkün değildir. 

Teferruat konular ise 
yerine, zamanına ve şartlara göre değişir. Bu dahî, hayatın gerekli bir kuralıdır. Bu değişim, aslolan'ı etkilemez.
"Dünya çok hızlı değişiyor, başımız dönüyor, tâkip edemiyoruz, ayak uyduramıyoruz,...." gibi bir anafor, modern zamanların kasdî üretilmiş bir illüzyonu'dur.

Araç-gereç ve çevresel şartlar dışında, temelde değişen pek birşey yoktur. Malzemeler değişse de, insân'ın imtihânı, aynı temeller üzerinedir. 

"Herşey değişiyor, değişim çok hızlı, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" demeyi seviyoruz ! Varlıkta hareket esas olduğu için, "değişim" sihirli bir kelime gibidir. Böyle düşünmek, bize cazip geliyor. Tamam.

Ama değişim, 
hangi konularda oluyor, hangi konularda olmuyor diye yakından ve dikkatle baktığımızda,
insân'ın dünyâ imtihânının asıl parametrelerinin pek değişmediğini de, açıkça görebiliyoruz.

***

Herşeyi yaratan ve yaşatan Allah-cc'tır. Varlığın yaratıcısı olan Allah, büyük sistemini an be an yürütmektedir. Bize sormuyor ve  aslâ ihtiyaç duymuyor. Uzayda milyonlarca galaksi ve gezegen, yaratıcının tayin ettiği yörüngede yüzüyor. Dünya dönüyor, yaz geliyor, kış geliyor. 

Dış dünyayı bir tarafa bırakınız, bizim kendi vücudumuzda, işleyen birçok sistem, bizim dahlimiz ve haberimiz olmadan işliyor. Bâzı organlarımızın (meselâ kalbimizin) sürekli ve düzenli çalışması, bizim insiyatifimize bırakılmış olsaydı, yaşamamız dahî mümkün olmazdı.

İnsân, geçici bir süre, kendi tercihlerini ortaya koysun ve imtihânını olsun diye dünyâ hayatında bulunuyor.

Ve insan'ın sınandığı asıl konular belli : Yaratıcıya îmân edip, itaat edecek mi, yoksa iblis gibi isyân edip nankör mü olacak ?
Ana mevzû budur.

Sorulan soruların cevabı, ilâhi tebliğ ile açıkça verilmiştir. Allah'a iman, ilâhî tebliğe muhataplık, Kitab'a ve Sünnet'e uymak, sâdece Allah'a kulluk ve ibâdet etmek,...... haksız yere adam öldürme, yalan söyleme, hırsızlık yapma, iftira atma, zulüm yapma,...... bilinen temel ve kadîm esaslardır.

***

Diğer  teferruat, 
ilim ehlince öğrenilir ve sorulunca da söylenir. 
İnsanlık târihi, 
aynı zamanda Peygamberler Tarihi'dir. Bütün târih, İlâhi tebliğ ve isyân edenler arasındaki, hâk-bâtıl mücâdelesidir.
Temel mevzû budur. 
Bu değişmez esas'tır.

Gerisi değişir, çünkü, maddedir, araç ve gereçtir, malzemedir, tekniktir,.....vs.dir.

Ata binerdin, otomobile biniyorsun, yarın uçan dronla gezersin, değişir, araçtır. Yüzyüze konuşurdun, cep telefonuyla görüntülü konuşuyorsun, yarın hologramla toplantı yaparsın, değişir.

Komşunun atını mı kıskandın, uçan dron arabasını mı ?  
Ne farkeder ki ?
Kardeşine mağara için mi hased ettin, plaza için mi hased ettin ? 
Ne farkeder ki ?

***

İnsanlık değişmez;
aşk, merhamet, iyilik, hakkâniyet, adâlet, vefâ, diğergamlık,..... bunlar değişmez.
Kötülük, zulüm, hırsızlık, haksızlık, sömürü, yalan, dolan,...... bunlar da değişmez. Kıskançlık, hırs, öfke, haset,.... değişmez.

Değişim, değişim, değişim dediğimiz, araç, gereç ve malzemede değişimdir, o kadar.  Yüksek volümlü karmaşık sesler çıkarıp, renkli ışıkları bolca yakıp- söndürmekle, birazda madde içip- çekmekle, insânı sarhoş edip, başını döndürmenin, 
hiç lüzûmu yoktur.

Madde ve malzemede, araç ve gereçte, dış şartlarda, değişen çok şey var, evet ama Temelde değişen bir şey de yok aslında.
Dünyâ, aynı dünyâ, 
İnsân, aynı insân, 
İmtihân da, aynı imtihândır. Burası; yalan dünyâ'dır.

Vesselâm. 

Kadir EROL  18.02.2026

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri