- 17 Şubat 2026 - KAYGI DUYMAMIZ GEREKEN NESİLLER
- 07 Şubat 2026 - GÜNÜMÜZÜN HİTLERİ TRUMP
- 22 Ocak 2026 - OYUNLARA DİKKAT EDİLMELİ
- 01 Ocak 2026 - SOMALİLAND
- 11 Aralık 2025 - SİYASAL İSLAM
- 01 Aralık 2025 - FİLİSTİNDE İNSAN HAKLARI - İSRAİLOĞULLARI KİM?
- 25 Kasım 2025 - İMRALI ZİYARETİ
- 17 Kasım 2025 - İMAMOĞLU İDDİANAMESİ
- 27 Ekim 2025 - TÜRKİYE’DEN ÇEKİLMEK NE ANLAMA GELİYOR?
- 27 Eylül 2025 - TRUMP ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ-2
- 27 Ağustos 2025 - EMEK SÖMÜRÜSÜ -2-
- 29 Temmuz 2025 - BIÇAK KEMİĞE DAYANMADI MI?
- 23 Temmuz 2025 - YENİ OLUŞUM
- 08 Temmuz 2025 - AİLE YILI VE YARGI PAKETLERİ
- 31 Mayıs 2025 - GAZZE’Yİ YALNIZ BIRAKMAK
- 05 Mayıs 2025 - BOP HABUR ORTADOĞU
- 10 Nisan 2025 - TRUMP ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ
- 07 Nisan 2025 - EMEK SÖMÜRÜSÜ
- 23 Mart 2025 - İMAMOĞLU’NUN SİYASİ HAYALİ CEZAEVİNDE...
- 04 Mart 2025 - SİLAHLARI BIRAKMA
- 24 Şubat 2025 - SAVAŞA HAZIR DEĞİLİZ
- 08 Şubat 2025 - TRUMP VE SİYONİZME KARŞI
- 02 Ocak 2025 - SURİYE’DE YENİ YÖNETİM
- 02 Aralık 2024 - NETENYAHU GALANT TUTUKLAMA KARARI
- 24 Kasım 2024 - CUMHURİYET ÖĞRETMENİ
- 16 Kasım 2024 - AMERİKA SEÇİMLERİ VE GÜNEY CEPHEMİZ
- 01 Kasım 2024 - İÇ CEPHE SAĞLAM -2
- 29 Ekim 2024 - İÇ CEPHE SAĞLAM -1-
- 19 Ekim 2024 - VATANIMA FEDA OLSUN
- 16 Eylül 2024 - SİVİL TOPLUMDAN BEKLENTİLER
- 02 Ağustos 2024 - YENİ MİLADIMIZ
- 15 Temmuz 2024 - DOĞRU OLMAK YETMEZ ALGI DA ÖNEMLİ
- 05 Temmuz 2024 - SURİYELİLERİN GERİ DÖNÜŞÜ
- 05 Haziran 2024 - TAŞERON ÖRGÜT KULLANMA
- 09 Mayıs 2024 - DEPREMLE İLGİLİ NE YAPTINIZ ?
- 23 Nisan 2024 - BELEDİYELER VE GENÇLİK
- 20 Nisan 2024 - HABERİ YOK MU İDİ ?
- 16 Nisan 2024 - İRAN –İSRAİL NE OLUYOR?
- 15 Nisan 2024 - GENÇLİK VE YURTLAR
- 01 Nisan 2024 - MAHALLİ SEÇİM ANALİZİ
- 25 Kasım 2023 - Cemaatle Olmak
- 11 Kasım 2023 - Bulanık Beyinler
- 11 Kasım 2023 - Biber Gazı
- 16 Ekim 2023 - Madem Son Savaş
- 15 Ağustos 2023 - Gençlik Elden Gidiyor.
- 03 Ağustos 2023 - Son Beşte Beklenen Reformlar -2-
- 28 Temmuz 2023 - Son Beşte Beklenen Reformlar-1
- 15 Temmuz 2023 - Emekliye Yapılmayan Zamlar
- 02 Temmuz 2023 - Dış Güçler
- 17 Mayıs 2023 - Rehavet ve Algı
- 06 Mayıs 2023 - Eksilmedi Arttı
- 03 Nisan 2023 - İstikrar Mı Kaos Mu ?
- 24 Mart 2023 - Adaylık Başvuruları
- 24 Mart 2023 - İyi İnsan İyi Müslüman
- 13 Mart 2023 - Kayseri’de Deprem Eleştirisi
- 18 Şubat 2023 - Depremden Kimler Ders Almalı
- 09 Şubat 2023 - Deprem Birlik Beraberlik
- 02 Şubat 2023 - Avrupadaki Yükselen Türkiye Düşmanlığı
- 29 Ocak 2023 - İsveç - Finlandiya –Nato
- 25 Ocak 2023 - Başkanlık- Parlamenter Sistem
- 21 Ocak 2023 - Seçimde Dürüstlük Prensipleri
- 14 Ocak 2023 - Nereden Nereye
AV. MUSTAFA İLHAN
İRAN – SİYONİZM SAVAŞI
İRAN – SİYONİZM SAVAŞI
Bu savaşın adı İran Siyonizm savaşı olmalı. Televizyonlarda yorumcular manşetlerini böyle atmalı ki Türk halkı olanı biteni daha iyi anlasın.
ABD’deki aklı selim insanları (kaldı mı bilmiyorum çünkü orada güç zehirlenmesi yaşanıyor) dahi bu savaşın niye başladığı, nihai hedefinin ne olduğu gibi bir yorum yapamıyorlar.
İran’da rejim değişikliği zaten bir hayaldi. 47 yıldır var olan bir yapılanmayı üstelik fiili dış müdahale ile yıkmak imkansızdı. Kaldı ki dış müdahalelerin ülkelerin iç dayanışmasını güçlendireceği gibi bir gerçek ortada dururken savaşın amacı olamayacağı açıktı.
Hamaney’in katledilmesi ile varılmak istenen amaç da ters tepti. Çünkü yaşlı ve tecrübeli Hamaney ülkesini yıkıma götürecek durumlardan daha önce tecrübesi ile birkaç kez kurtarmıştı. 12 gün savaşlarının birdenbire sonuçlanması, danışıklı olarak karşılıklı bombalamalar, 800 kişinin idamının durdurulması buna örnek gösterilebilir. Genç Hamaney’in tecrübesizliğine şimdi şahsi bir intikam hırsı da eklendi.
İran’da savaş bitmeden çıkabilecek bir ayaklanma çok kanlı bir şekilde bastırılır.
Nükleer sahibi olmasını engelleme gibi amacı var ise de atı alan çoktan Üsküdar’ı geçtiği için İsrail için tehlike olabilmesini bu saatten sonra engellemeleri ancak bir anlaşma ile olabilir.
Birçok kişi Ortadoğu’da yapılan her hamlenin arkasında mutlaka petrol hesabı yattığını söylerler. Daha genç yaşlarda iken Henri Ford isimli bir yazarın “petrol fırtınası” kitabını okumuştum. 1970 li yıllarda petrolün enerji içindeki payı çok yüksekti. Emperyalist devletler petro-dolarlarla ayakta kalmakta idiler. Bugün ise petrolün enerji içindeki payı azımsanmayacak ölçüde azaldı. Fakat yine de Hürmüz boğazının kapatılmasının İran – Irak savaşı sırasındaki kapatma ile aynı sonucu yaratmadığını da görüyoruz. Savaş uzun sürerse ülkeler hazırlıksız yakalandığı için belki bu tesir öncekinden de daha şiddetli olabilir. Bunu yaşayıp göreceğiz.
İsrail’in petrol gibi bir hesabı asla olmaz. Ancak bu hesap Venezuela’da olduğu gibi Çin’in ekonomisini zarara uğratmak, kendi ekonomisine avantaj sağlamak gibi bir amacı vardır. ABD kendi de petrol üreticisi olduğu, Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip olan Venezuela petrolünün okyanustaki kontrolü de kendinde olup istediği ülkenin tankerine de el koyduğu göz önüne alınırsa ABD’nin petrol krizinden kârlı çıkacağı dahi söylenebilir. Fiyatların artması ABD’nin trilyonlarca dolar borcunu da azaltacak gibi görünüyor.
ABD’nin savaşa harcadığı para ile bu kazancı kıyaslandığında yine kârlı çıkacak ABD’dir. Çünkü silah üretim satmak için önünde altın fırsatlar doğmaktadır. ABD silah şirketleri kârlarına kâr katacaklardır.
İsrail’deki Siyonistlerin amacı bellidir. Hazreti Mesih’in gelerek kuracakları altın çağ için Tanrının kendilerine vaat ettiği toprakları yani Nil Nehrinden Fırat nehrine kadar olan tüm toprakları kendisinin olduğu inancı ile bu sınırlara ulaşana kadar durmayacaktır.
ABD’deki Evengelist Siyonistler ise İsa Mesih’in dünyaya gelebilmesi için Yahudi krallığının kurulması gerektiğine inanmaktadırlar. Ortak amaç için önlerine ne gelirse gelsin gözleri görmemektedir. İnsan hakları, kadın ve çocukların korunması v.s. onlar için bir anlam ifade etmemektedir. Gazze’de yapılan soykırımı dahi kendilerinde bir hak olarak görmektedirler. Kız çocuklarını diri diri gömen insanlık çocuk yaşındaki sabi kız çocuklarının azgın salyalı Siyonistlere peşkeş çekildiği günlere gelmiştir.
İnsanlık Hz. Adem’den bugüne kadar hep bir Hâk Batıl mücadelesine sahne olmuştur. Zulmün hâkim olduğu her dönemi mutlaka bir Hakk’a dayalı günler gelmiştir. Zulmün azgınlaştığı bu günlerden sonra insanlık vicdanının uyanacağı günler yakındır. Bizim 21.yüzyılı Türkiye yüzyılı olacak sloganımızı bir de böyle düşünün. Ortadoğu’da ABD’ye güvenen ve kendi koltukları için zulme sesini çıkartmayan ülkeler de bu savaşta nasibini aldılar. Aslına dönecekler. Selahattin Eyyubi’nin torunları tekrar hakkı hâkim kılacaklar. Yeter ki biz Allah’ın Kuran’da bize emrettiklerini yapıp, nehy ettiklerine sırt çevirelim. Düşmanı ve amaçlarını milletimizin iyi öğrenmesi için seferberlik yapmaz ve iç cephemizi kısır çekişmelerle sağlam tutmaz isek Yahudi Siyonistlere köle olmaktan kurtulamayız.
Allah nurunu mutlaka tamamlar. Mutlaka bir Hâk düzen kurulur. Ancak bu biz olmalıyız. İslam ümmetine liderlik edebilecek yegâne güç Türkiye’dir.
Gençlere bir sözüm olacak oyun oynayarak, boş uğraşlarla zamanınızı öldürür, şu an teknolojide hâkim olanları geçme gibi bir amacınız olmaz onlar yürürken siz koşmaz iseniz bu Hâk düzeni kuracak olanlar siz de olamazsınız.
Allah’a emanet olunuz
Av. Mustafa İlhan
Kayseri Strateji Derneği Başkanı




Henüz Yorum yok