AV. MUSTAFA İLHAN

GÜNÜMÜZÜN HİTLERİ TRUMP

GÜNÜMÜZÜN HİTLERİ TRUMP

            Hitler, ikinci dünya savaşında milyonlarca insanın ölümüne neden olan bir Narsist idi. Ham hayalleri ve üstün ırk inancı ile dünyayı kana bulamıştı. Bu amacını gerçekleştirirken önünde en önemli engel gördüğü Yahudileri de yok etmek isteyerek. Hitler  yanındaki ülkelere baktığında Yahudilerin ve Yahudi sermayesinin hâkimiyetinin farkına vardı. Yahudilerin Filistin de onlara toprak verilmemesinin intikamını almak üzere kapitalizasyonlar vasıtası ile ordusunu çağın gerektiği teknolojiye ulaşamayarak yenilemesine engel olduğu Osmanlı ve Alman ordularını yedi düveli bir araya getirerek yenmesine sebep olduklarının intikamını da almak istedi.

            Bugün ise kendisini seçilmiş kişi gördüğü ve ülkesinin de ele geçirdiği teknolojik üstünlüğü korumak amaçlı hitlerin tersine bu kez Yahudi’yi yanına alan hatta onun koruyuculuğu ve hamiliğine soyunan Narsist bir Trump ile karşı karşıyayız.

 Bu gidişatta insanlığın geleceği açısından hiç iç açıcı değil. İkinci dünya savaşında daha çok konvansiyonel silahlarla savaş yapılmasına, tek bir atom bombası atılmasına rağmen 60 milyon insan ölmüştü.

Bu gün ise siber saldırılar, hava saldırıları ile savaşlar yapılıyor. Vekil güçler vasıtası ile milyonlarca insan öldü zaten. Ukrayna- Rusya savaşı da gösterdi ki bundan sonra savaşlar çok daha kanlı olacak.

Trump en yakın müttefiklerine dahi çalım atan, pervasız biri durumunda. Danimarka’dan Görenland’ı istemesi, Kanada’yı 52. Eyalet  yapmaktan söz etmesi, Venüzüela’nın devlet başkanını yatağından alıp kaçırması, Küba’yı, Kolombiya’yı, Panama’yı ve diğer orta  Amerika ülkelerini tehdit etmesi, onun yüzünden İsrail’e kimse bir laf edemediği için İsrail’in pervasızca soykırım yapması, İran’a posta koyması, Çin dahil dünyayı ekonomi ile tehdit etmesi, Avrupa’yı Nato’dan çıkmakla ve Rus tehdidi ile korkutup izaya getirmesi düşünüldüğünde işin ne derece tehlikeli bir noktaya doğru gittiğini gösteriyor.

Dünya’da Çin ve Rusya dahil hiçbir ülke ABD ile boy ölçüşemeyeceğinin farkında. O yüzden bana dokunmayan yılan bin yaşasın modundalar. Dostları ABD korkusundan en yakın müttefiklerini dahi satma noktasınlar. Hazırlıksız yakalanan Avrupa ne yapacağını bilemez halde.

Türkiye bu narsizmin farkına Rahip Bronson, Rıza Zarrap, F-35 krizi, Halkbank soruşturması ve Fetö darbesi ile vardı. İyi ki başımızda Reis gibi günübirlik değil uzun vadeli planlar yapabilen bir liderimiz var. Süleyman Demirel’in iktidar olduğu yıllarda gün düşünür, gün bulur gün yerdik. Eğer bugün savunma sanayiinde dünyada dengeleri değiştirecek dronlar, çelik kubbe ile kendimizi savunabilecek konuma geldi isek bu Tayyip Erdoğan ve ekibinin stratejik hesapları sonucu olmuştur. Allah, 8 Aralık da Şam düşerken hala Esad ile diyalog isteyen, Kıbrıs’ta Rum görüşlerini savunan, Suriye’de ne işimiz var diyen muhalefete fırsat vermemiş iyi ki.

Güçlü isen varsın. Güçlü isen sözün dinleniyor. Bugün Suriye’de, Libya’da, Somali’de, Sudan’da, Katar’da, Azerbaycan’da ve daha nice yerlerde sözümüz dinleniyorsa, üç kıtada yüzlerce ülkede savunma sanayi ürünlerimiz satılıyorsa bu bizim küresel bir güç olma azmimizi ve başarımızı gösteriyor.

Bu narsist Trump’ın, hiç güvenmemekle beraber Reisten dostu olarak bahsetmesi dahi bize güç veriyor. Diğer ülkelerden ayrı bir değer vermesi bize posta koyma hevesinde olan Fransa gibi ülkeleri frenlediği gibi BAE gibi düşmanlık yapmak isteyenlerin önünü kesiyor.

Trump öngörülemez birisi onunla birlikte hareket ederek düşman kazanmak yerine onun dostluğu ile İran, Gazze konularında olduğu gibi felaketleri önlemek tabii ki daha iyi olanı.

Ancak Narsist birisi her an topun ağzını size çevirebilir. O yüzden dünyanın bu beladan kurtulması için ülkelerin işbirliği şart. Dünya ABD karşısında birlik olmaz ise ne ABD ne de Trump durdurulamaz.  Bu durum uzun vadeli Staratejiler geliştirerek en azından ABD’nin başından Trump gidene kadar bir yol kazası yapmamak lazım.

En yakın tehlike İran’a saldırı. Bizim göçmen krizi nedeni ile de olsa zarar göreceğimiz bir saldırı olursa İran’ın ne kadar misilleme yapabileceğine göre şekillenebilecek bölge savaşı meydana gelebilir. Türkiye dahil Bölge ülkelerinin baskısı olmasa ABD İran’a çoktan vurmuştu. Zaten vuracak da sadece meşruiyet arıyor. Bölge ülkelerini yanına çekmeye çalışıyor. O yüzden gecikiyor. Biz hiçbir zaman İran’da bunu hak etti noktasında olmamalıyız. Suriye ve Gazze’de meydana gelen yıkımın bir başka şekli de İran’da olursa bölge toparlanamaz, İsrail’e gün doğar.

Akıllı ve akılcı politikalar ile çevremizde bize olan düşmanlıkları da bitirme zamanı.

Allah’a emanet olunuz

                                                                                 Av. Mustafa İlhan   
                                                                     Kayseri Strateji Derneği Başkanı

 

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri