- 09 Şubat 2026 - 6 ŞUBAT DEMREMİNDEN SONRA DEPREM BÖLGESİNDE NELER YAPILDI
- 03 Şubat 2026 - ZİRAİ KARANTİNA NEDİR?
- 26 Ocak 2026 - B-REÇETE SİSTEMİ: DOĞRU İLAÇ, DOĞRU DOZ, DOĞRU ZAMAN
- 19 Ocak 2026 - İKLİM KRİZİ ŞARTLARINDA TARIMDA YAPILMASI GEREKENLER-2-
- 14 Ocak 2026 - İKLİM KRİZİ ŞARTLARINDA TARIMDA YAPILMASI GEREKENLER-1- -YENİ-
- 05 Ocak 2026 - 2025 TÜRKİYE TARIMI: İKLİM KRİZİNE RAĞMEN ÜRETİMİN SÜRDÜRÜLDÜĞÜ YIL
- 30 Aralık 2025 - TARIMI BİLMEDEN TARIM YAZARI OLMAK: ÇARPIK BİR ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ
- 20 Aralık 2025 - TARIMDA %12,7’LİK KÜÇÜLMENİN PERDE ARKASI
- 15 Aralık 2025 - TARIM ELEŞTİRİLERİNDE İDEOLOJİK KÖRLÜĞÜN TARIMA ZARARLARI
- 08 Aralık 2025 - TARIM ELEŞTİRİSİNİN ELEŞTİRİSİ
- 02 Aralık 2025 - TARIM DİPLOMASİSİ VE AGRICITIES
- 25 Kasım 2025 - GROWTECH ANTALYA’DA TARIM DİPLOMASİSİNİN YENİ YÖNÜ: KÜRESEL İŞBİRLİĞİNİ YERELDEN KURMAK
- 17 Kasım 2025 - TARIM DİPLOMASİSİ
- 10 Kasım 2025 - -YENİ- DİPLOMASİ VE TARIM
- 03 Kasım 2025 - IPARD NEDİR? (KAPSAMLI BİLGİ)
- 27 Ekim 2025 - 2025 YILI HAYVANCILIK DESTEKLERİ
- 20 Ekim 2025 - 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ: DURUN KALABALIKLAR! BU GÜN KUTLANACAK GÜN DEĞİL!
- 14 Ekim 2025 - 2026 YILI BİTKİSEL DESTEKLEMELER
- 07 Ekim 2025 - EREĞLİ TARIM, GIDA VE HAYVANCILIK FUARI: YERELDEN YÜKSELEN UMUT
- 30 Eylül 2025 - ŞAP HASTALIĞI (TABAK HASTALIĞI) ‘HAYVANCILIĞIN KADİM TEHDİDİ’
- 25 Eylül 2025 - 6.ULUSLARARASI YEREL YÖNETİMLER TARIM KONGRESİ 2 – 4 Eylül 2025
- 16 Eylül 2025 - İKLİM KRİZİNİ DOĞRU KAVRAMLARLA ANLAMAK VE ANLATMAK
- 12 Temmuz 2025 - İKLİM KANUNU
- 07 Haziran 2025 - 2025 YILI HUBUBAT ALIM FİYATLARI AÇIKLANDI
- 27 Mayıs 2025 - TARIM KİMİN GÜNDEMİNDE? ÇİFTÇİ KİMİN UMURUNDA?
- 20 Mayıs 2025 - IV. TARIM-ORMAN ŞÛRASI SONUÇ BİLDİRGESİ
- 14 Mayıs 2025 - ÇİFTÇİNİN TOPLUMSAL KONUMUNUN YENİDEN İNŞASI
- 02 Mayıs 2025 - 4.TARIM ŞÛRASI: ORTAK AKLIN GÜCÜYLE TARIMIN GELECEĞİNE YÖN VERMEK
- 21 Şubat 2025 - TOHUMDA KONTROL KİMDE? TÜRKİYE’NİN TARIMSAL GÜVENLİĞİ NE DURUMDA?
- 16 Ocak 2025 - İŞ GÜVENLİĞİ VE TARIM
- 25 Eylül 2024 - YENİ BİTKİSEL ÜRÜN DESTEKLEME MODELİ
- 19 Eylül 2024 - YENİ DESTEKLEME MODELİNİ ANLAMA KILAVUZU
- 13 Eylül 2024 - TARIMDA ÇALIŞANLARIN SORUNLARI
- 07 Eylül 2024 - 2024 YILI BİTKİSEL ÜRÜN DESTEKLEMELERİ
- 28 Ağustos 2024 - KIRSALDA ÇALIŞMANIN ZORLUKLARI
- 21 Ağustos 2024 - 2024 HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ
- 08 Ağustos 2024 - HAYVANCILIKTA YENİ DESTEKLEMELERİ ANLAMA KLAVUZU
- 29 Temmuz 2024 - TÜRKİYE’DE TARIMDA İŞÇİ SORUNU VAR MIDIR?
- 24 Temmuz 2024 - KÖPEKLERİN İKLİM DEĞİŞİMİNE ETKİSİ
- 17 Temmuz 2024 - TARIMDA KÖPEK TERÖRÜ
- 12 Haziran 2024 - 2024 YILI HUBUBAT ALIM FİYATLARI
- 16 Mayıs 2024 - KOKARCA BÖCEĞİ
- 02 Mayıs 2024 - BUĞDAYDA ARZ FAZLALIĞI BİR KRİZ MİDİR?
- 16 Nisan 2024 - ENZİM ÜRETİMİNİN TARİHÇESİ
- 03 Nisan 2024 - ZEHİRLENELİM Mİ YOKSA AÇ MI KALALIM ?
- 26 Mart 2024 - SAĞLIKLI BESLENME TAKINTISI
- 19 Mart 2024 - SAĞLIĞIMIZI BOZAN SAĞLIKSIZ YAYINLAR
- 13 Mart 2024 - İSRAİL’İN, GAZZE SALDIRISI VE KÜRESEL ISINMA
- 05 Mart 2024 - HAYVANCILIKTA YENİ YOL HARİTASI
- 27 Şubat 2024 - ZEHİR Mİ TARIM İLACI MI?
- 20 Şubat 2024 - TARIMDA ROL MODELİN ÖNEMİ
- 13 Şubat 2024 - SİNEMA VE TARIM
- 08 Şubat 2024 - UZAYDAN TARLAYA; TARIMDA ROL MODEL ARAYIŞLARI
- 02 Şubat 2024 - TARIMFEST (Tarım Festivali)
- 23 Ocak 2024 - HAK GELİNCE…
- 18 Ocak 2024 - HAKKIDIR HAKKA TAPAN MİLLETİMİN HELAL
- 10 Ocak 2024 - BİTKİSEL ÜRETİM 2023 YILINDA ARTARKEN ÖNYARGILARDA DÜŞME OLMUYOR…
- 03 Ocak 2024 - TÜRKİYE’NİN TAVUKLARI ALTIN YUMURTALAYACAK
- 27 Aralık 2023 - DÜNYADA HELAL SERTİFİKASYONA DUYULAN İHTİYAÇ
- 24 Aralık 2023 - ‘HAK’ YERİNİ BULDU
- 15 Aralık 2023 - Helal Belgesi Nedir ?
- 12 Aralık 2023 - Tarım Bilim Kuruluna Duyulan İhtiyaç
- 09 Aralık 2023 - Gıda Ambalajı Okuma Rehberi
- 07 Aralık 2023 - Gıda Ambalaj Okuryazarlığı
- 20 Kasım 2023 - Barkod Okuryazarlığı
- 09 Kasım 2023 - Gıda Etiketi Okur Yazarlığı
- 07 Kasım 2023 - Gıda okur-yazarlığı
- 01 Kasım 2023 - Anız Yakmak Toprağı Öldürür
- 21 Ekim 2023 - Enzimlerin Kullanım Alanları
- 25 Eylül 2023 - Enzim Nedir ?
- 20 Eylül 2023 - Dünyada Enzim Üretebilen Beş Ülkeden Biriyiz
- 13 Eylül 2023 - Glutenin Zararlı mıdır ?
- 30 Ağustos 2023 - 48 Kromozomlu Buğday mı Tüketiyoruz ?
- 22 Ağustos 2023 - GDO’lu Ekmek mi Yiyoruz ?
- 17 Ağustos 2023 - Tarımsal Bilinç Toplumsal Görevdir
- 07 Ağustos 2023 - Ata Tohumu Ekmek Yasak Değildir
- 03 Ağustos 2023 - Bitki Hastalıklarında, Biyolojik Mücadele
- 27 Temmuz 2023 - Bitki Hastalıklarında Fiziksel Mücadele
- 15 Temmuz 2023 - Bitki Hastalıkları ile Kültürel Mücadelenin Önemi
- 06 Temmuz 2023 - Türkiye’nin Et Açığını Nasıl Kapatabiliriz ?
- 20 Haziran 2023 - 2023 Yılı Hububat Alım Fiyat ve Politikaları
- 14 Haziran 2023 - Sarı Pas Hastalığı ve Mücadelesi
- 06 Haziran 2023 - Bahar Yağışları ve Bitki Hastalıkları
- 25 Mayıs 2023 - Orman Köylüsü Ormandan Sağlanan Gelire Ortak Olacak
- 18 Mayıs 2023 - Yeni Tarım Kanununda Sözleşmeli Tarım
- 10 Mayıs 2023 - Üreticiler Rahat Nefes Alacak
- 02 Mayıs 2023 - Türkiye Buğday ve Yağ Fiyatlarını Düşürdü
- 25 Nisan 2023 - Şehirde Tarım Başlıyor
- 13 Nisan 2023 - Yeni Tarım Kanunu Ve Tarımda İzinli Üretim Devri
- 07 Nisan 2023 - Bitkisel Üretimde Yeterli Destek Verilmiyor Mu?
- 31 Mart 2023 - Domates İhracaatı Yapalım mı? Yapmayalım mı ?
- 22 Mart 2023 - Türkiye Tarımda Tüm Zamanların İhracaat Rekorunu Kırdı
- 16 Mart 2023 - Sözleşmeli Tarımın Mahiyeti
- 06 Mart 2023 - Deprem Bölgesinde Tarımsal Üretim Aksadı mı ?
- 27 Şubat 2023 - Kim Kirletti İse O Temizlesin !
- 20 Şubat 2023 - Depremin Tarıma Etkisi
- 08 Şubat 2023 - Önlemek Ödemekten Daha Ucuzdur.
- 31 Ocak 2023 - Sözleşmeli Tarıma Duyulan İhtiyaç
- 23 Ocak 2023 - Hayvancılıkta Türkiye Yüzyılı
- 17 Ocak 2023 - Şehirde Tarımı Mümkün Kılmak
- 09 Ocak 2023 - Bitkisel Üretim Türkiye Yüzyılına Hazır mı ?
- 03 Ocak 2023 - Ekmek Davası
- 26 Aralık 2022 - Sahte Tarım Yazarları ve Yalan Tarım Haberleri
- 20 Aralık 2022 - Yeşil Vatan
- 12 Aralık 2022 - Orman Varlığımız Ve Orman Yangınları
- 05 Aralık 2022 - Dünyada En Çok Ağaçlandırma Yapan Ülke
- 02 Aralık 2022 - Turunçgillerde Küresel Bir Oyuncu Olan Türkiye
- 21 Kasım 2022 - Siyah Altın; Zeytin...
- 15 Kasım 2022 - Zeytinde Dünya Birincisiyiz
- 07 Kasım 2022 - Şekerpancarı Tarımı
- 31 Ekim 2022 - Türkiye’nin Şeker Krizi Ne Durumda
- 26 Ekim 2022 - 2022 Yılı Şeker Pancarı Hasadı
- 21 Ekim 2022 - Tarıma Tam Destek
- 18 Ekim 2022 - Türkiye’de Tohumculuğun Tarihi Seyri
- 10 Ekim 2022 - Türkiye’de Tohumculuğun Geldiği Son Nokta
- 04 Ekim 2022 - Türkiye’de Kuru Fasulye Tarımı
- 30 Eylül 2022 - Tarımı Şehre Çağırmak
- 26 Eylül 2022 - 2022 Ayçiçeği Hasadı
- 24 Eylül 2022 - 2022 Yılı Çeltik Hasadı-Fiyatları
- 22 Eylül 2022 - Sözleşmeli Besicilik
- 20 Eylül 2022 - 2022 Yılı Mısır Hasadı
- 14 Eylül 2022 - Bilimsel Anlamadaki Tarım Yazılarına Duyulan İhtiyaç…
MAHMUT ALİ CENGİZ KÖROSMANOĞLU
İKLİM KRİZİ ŞARTLARINDA TARIMDA YAPILMASI GEREKENLER-3-
İKLİM KRİZİ ŞARTLARINDA TARIMDA YAPILMASI GEREKENLER-3-
“İklim Şoklarına Karşı Dayanıklılık: Arz Güvenliğinde Stratejik Stok ve Akıllı Sistemler Çağı”
İklim krizi artık istisna değil; yeni normalde arz güvenliği, üretim rekorlarından ziyade stratejik stoklarla ölçülecek.
1. Stratejik Stok Yönetimini “İklim Sigortasına” Dönüştürmek
Stratejik stoklar, artık sadece fiyat istikrarı için değil, iklim kaynaklı arz krizlerine karşı birinci dereceden milli sigorta poliçesidir.
• Kapasite ve Ürün Yelpazesinin Genişletilmesi: TMO ve Et-Süt Kurumu gibi kamusal aktörlerin depolama kapasiteleri, en az bir yıllık kritik tüketimi karşılayacak seviyeye çıkarılmalıdır. Stok kapsamı, temel tahıllar ve bakliyatla sınırlı kalmamalı; tohumluk, yem ve stratejik öneme sahip yağlı tohumları da içerecek şekilde genişletilmelidir.
• Proaktif ve Akıllı Stok Politikası: Stok seviyeleri, artık geçmiş yıl verilerine göre değil, ileriye dönük meteorolojik tahminler, küresel piyasa trendleri ve siyasi risk analizlerine göre dinamik olarak belirlenmelidir. Kurak bir kış tahmini, buğday stok seviyelerinin önceden artırılması gerektiği sinyalini vermelidir.
• Lisanslı Depoculuğun Teşviki: Kamusal stokların yanında, özel sektör eliyle bir “tampon stok” mekanizması hayati önem taşır. Lisanslı depoculuk sistemi yaygınlaştırılarak, ürün bolluğu yaşanan yıllarda çiftçinin ürününü güvenle depolayıp değer kaybetmesini önlemesi, kıtlık dönemlerinde ise bu stokların piyasaya kontrollü salınması sağlanmalıdır. Bu sistemin işletme maliyeti, bir gider değil, piyasa istikrarı ve gıda güvencesi için yapılan stratejik bir yatırım olarak görülmelidir.
2. Şeffaflık ve Takiple Spekülasyonun Önlenmesi
Belirsizlik ve bilgi asimetrisi, kıtlık korkusunu ve spekülatif stokçuluğu besleyen ana unsurlarıdır. Bu yüzden devlet belirli aralıklarla hangi üründen ne kadar olduğunu dair kamuoyunu bilgilendirecek toplantılar yapmalıdır.
• Gerçek Zamanlı Şeffaf Piyasa Bilgi Sistemi: Üretim tahminleri, stok seviyeleri, iç ve dış piyasa fiyatları, ithalat-ihracat verilerinin gerçek zamanlı ve herkesin erişimine açık olduğu ulusal bir dijital platform oluşturulmalıdır. Bu şeffaflık, piyasa aktörlerine güven verir, “acaba” kaygısını ortadan kaldırır ve yapay fiyat artışlarının önüne geçer.
• Dijital Gıda Takip Sistemi (Tarladan Rafa): Temel ürünlerin, tarladan başlayarak işleme tesisleri, depolar ve perakende noktalarına kadar dijital bir kimlikle (blok zincir veya merkezi veri tabanı) takip edilmesi sağlanmalıdır. Bu sistem, kayıp ve israfı azaltmanın yanı sıra, spekülatif stok birikimini anında tespit etme ve müdahale etme imkanı sunacaktır.
3. Esnek ve Cesur Acil Müdahale Araçları
Kriz anlarında karar alma mekanizmaları hızlı, esnek ve pragmatik olmalıdır.
• Stratejik Stokların Kontrollü Salımı: Fiyatların anormal arttığı veya arzın fiziken düştüğü durumlarda, stratejik stoklar piyasaya hızlı, planlı ve piyasayı boğmayacak şekilde sürülmelidir. Bu, piyasaya güçlü bir “dur” sinyali olacaktır.
• Dengeli ve Zamanında İthalat Stratejisi: İthalat, bir zaaf veya başarısızlık göstergesi olarak görülmemelidir. Aksine, proaktif risk yönetiminin akıllı bir aracıdır. Olası bir kriz öngörüldüğünde, geçici ve sınırlı ithalat kolaylıkları devreye alınmalı, medya baskısı karar alma sürecini felce uğratmamalıdır. İthalatta tek ülkeye bağımlılık yerine, çeşitlendirilmiş ve uzun vadeli tedarik anlaşmalarına dayalı bir strateji geliştirilmelidir.
İklim krizi, tarımı öngörülemez dalgalarla boğuşan bir gemiye benzetiyor. Stratejik stoklar, bu geminin ağırlık merkezi ve denge unsurudur. Şeffaf bilgi sistemleri, pusulası ve radarıdır. Esnek müdahale araçları ise dalgalara karşı manevra yapabilme kabiliyetidir.
2025’te yaşanan, bu sistemin ne kadar hayati olduğunun kanıtıydı. Şimdi yapılması gereken, bu deneyimi kurumsal, şeffaf ve veriye dayalı bir altyapıya dönüştürmektir. Amaç, sadece bir sonraki krizi atlatmak değil, her türlü iklim şokuna karşı piyasanın, çiftçinin ve tüketicinin güven içinde olduğu bir ekosistem inşa etmektir. Gıda arz güvenliği, ancak bu bütüncül yaklaşımla iklim çağının sert rüzgarlarına dayanabilir.
Bu iklim krizi ile dünya ilk defa karşılaşmıyor. Tarihte sık sık iklimsel döngüler olmuştur. Bunu Kur’an’ın en güzel kıssalarından dediği Hz. Yusuf (a.s.)’ın hayatının anlatıldığı Yusuf Suresi’nde görmekteyiz. Hz. Yûsuf’un (a.s.) kıssası, Yusuf Suresi’nde anlatılan en etkileyici bölümlerden biridir. Özellikle ayet 43-49 arası, tarımda stok yapmanın, yani bolluk zamanlarında geleceğe hazırlık yapmanın ne kadar hayati bir önem taşıdığını gösteren muhteşem bir örnektir. Bu kıssa, sadece bir rüya yorumu değil, aynı zamanda ekonomik ve tarımsal kriz yönetimi dersi olarak da okunur.
Yusuf Peygamber Kıssası ve Tarımda Stok Yapmanın Önemi
Kral, rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördü. Ülkenin bilginleri bu rüyayı yorumlayamadı. Ancak daha önceden Yusuf Peygamber’in rüya yorumlama yeteneğini gören bir kişi, bu bilge peygamberin zindanda olduğunu hatırlattı. Hemen Yusuf’un yanına gidildi ve rüya kendisine anlatıldı.
Yusuf (a.s.), rüyayı şöyle yorumladı: “Önümüzdeki yedi yıl bolluk içinde geçecek, tarımda bol ürün alınacak. Ancak bu yedi yıldan sonra, yedi yıl sürecek şiddetli bir kıtlık yaşanacak. Kıtlık, önceki yılların birikimini tüketecek. Onun için, bolluk yıllarında ürünlerin büyük kısmını, gelecek kıtlık yılları için stoklamalısınız. Sadece az bir miktarını yemek için ayırmalısınız. Kıtlıktan sonra ise bereketli bir dönem yeniden başlayacak.”
Bu yorum üzerine, Mısır’da bolluk yıllarında tarım ürünleri depolandı ve kıtlık yıllarında bu stoklar sayesinde halk açlıktan kurtuldu.
Tarımda Stok Yapmanın Önemi (Kıssadan Çıkan Dersler)
Bu kıssa, tarım ve ekonomi tarihinde stokçuluğun (rezerv oluşturmanın) en eski ve en güçlü örneklerinden biridir:
• Bollukta israf etmemek: Bereketli yıllarda her şeyi tüketmek yerine, geleceği düşünerek biriktirmek gerekir. Hz. Yûsuf, “az bir miktar hariç hepsini başağında bırakın” diyerek, minimum tüketim + maksimum rezerv stratejisini öğretir.
• Krizlere hazırlık: Doğa döngüseldir; kuraklık, sel, hastalık gibi felaketler gelebilir. Stok, kıtlıkta hayat kurtarır, fiyatları dengeler, açlığı önler.
• Uzun vadeli planlama: Modern tarımda da “stok tamponu”, “gıda güvenliği rezervleri”, “tahıl siloları” aynı mantıkla çalışır. Devletler bile stratejik gıda stokları tutar.
• İsraf yerine tedbir: İslam’da israf haramdır; bollukta şükürle biriktirmek ise sünnettir. Bu kıssa, “yarın kıtlık olur mu?” sorusunu sorarak tedbir almayı emreder.
• Toplumsal fayda: Hz. Yûsuf’un planı sayesinde sadece kral değil, bütün Mısır halkı ve komşu bölgeler kurtulur. Stokçuluk bencillik değil, toplumun ortak yararıdır.
Hz. Yûsuf’un (a.s.) bu yorumu ve uygulaması sayesinde, zindandan çıkıp Mısır’ın hazinelerine (ekonomik yönetimine) memur olur ve ülke büyük bir felaketten kurtulur.
Bu kıssa bize şunu söyler: Tarımda stok yapmak, sadece bir ticari strateji değil; Allah’ın verdiği nimete şükür, geleceğe güven ve kulluk bilinci ile yapılan bir ibadettir. Bollukta kanaat ve tedbir, kıtlıkta ise kurtuluş getirir.
Hz. Yusuf’un bu stratejisi, günümüz tarım politikaları için hala geçerli olan şu prensipleri öğretir:
1. Öngörü ve Erken Uyarı: İklim değişiklikleri ve kuraklık döngüleri takip edilmeli, kriz gelmeden önlem alınmalıdır.
2. Silo Yönetimi: Ürün bolluğu olduğunda fiyatlar düşer diye üretimi kısmak yerine, fazlası devlet veya kooperatifler eliyle stoklanmalı, “kötü günler” için saklanmalıdır.
3. Gıda Güvenliği: Bir ülkenin bağımsızlığı, depolarındaki tahıl miktarıyla doğru orantılıdır. Stok yapmak, sadece ticari bir hamle değil, hayati bir güvenlik meselesidir.
4. Doğru Saklama Koşulları: Ürünü sadece yığmak yetmez; onu bozulmadan yıllarca koruyacak bilimsel yöntemlerle (başağında bırakmak gibi) depolamak gerekir.
Sonuç olarak; Hz. Yusuf’un öğretisiyle Mısır, sadece kendi halkını değil, çevre bölgelerdeki insanları da açlıktan kurtaran bir tahıl ambarına dönüşmüştür. Bu kıssa bize, “Tarımsal stok, yarının sigortasıdır” gerçeğini hatırlatır.
Yûsuf kıssasında asıl vurgu, üretmekten ziyade üretileni nasıl yöneteceğimiz üzerinedir. Çünkü asıl kriz, çoğu zaman üretim yetersizliğinden değil; bolluk dönemlerinde yapılan plansız tüketimden doğar.
Yûsuf’un önerdiği yöntem dikkat çekicidir:
• Üretim artıyor ama tüketim sınırlanıyor.
• Hasat yapılıyor ama ürün işlenmeden, başağında muhafaza ediliyor.
• Stok, yalnızca depolama değil; geleceği okuma iradesi olarak ele alınıyor.
Bu yaklaşım bize şunu öğretir:
Tarımda stok, bir güvenlik meselesidir.
Sadece çiftçinin değil, toplumun tamamının sigortasıdır.
Bugüne Düşen Pay: İklim Krizi ve Gıda Güvenliği
Bugün yaşadığımız iklim krizi, Yûsuf kıssasını tarihsel bir anlatı olmaktan çıkarıp güncel bir yol haritasına dönüştürmektedir. Kuraklık, don, sel ve üretim şokları artık istisna değil; yeni normaldir. Böyle bir dünyada tarım politikalarının merkezinde, mutlaka stratejik stok yönetimi yer almalıdır.
• Hangi ürün ne kadar stoklanmalı?
• Hangi bölgede ne kadar güvenli rezerv bulunmalı?
• Stoklar sadece nicelik olarak mı, yoksa kalite ve süreklilik açısından mı ele alınmalı?
Bu sorulara cevap vermeyen bir tarım politikası, bolluk yıllarında bile kırılgandır.
Yûsuf (a.s.), kıtlığı akıl, planlama ve ahlâkla yönetti. Bolluk yıllarında israfı değil, tedbiri öğretti. Bugün tarımda asıl ihtiyacımız olan da budur.
Stok yapmak; korkaklık değil, basirettir.
Geleceği öngörmek; karamsarlık değil, sorumluluktur.
Arz güvenliği, sadece üretimi değil, depolama, dağıtım ve müdahale mekanizmalarını kapsar.



Henüz Yorum yok