- 18 Ocak 2026 - İNSÂN BU.....!
- 25 Aralık 2025 - YALAN, İNSÂN'I BOZAR
- 13 Aralık 2025 - AZ İŞ DEĞİL BİZİMKİ...!
- 03 Aralık 2025 - BOMBARDIMAN....!
- 29 Kasım 2025 - DENGE ÖNEMLİ...!
- 25 Kasım 2025 - ÇÖP KAMYONU...!
- 17 Kasım 2025 - SALT YÜZEYSELLİK....!
- 10 Kasım 2025 - EKRANDA NE OLUYOR ?
- 03 Kasım 2025 - MAĞDURİYET.....!
- 30 Ekim 2025 - KÂTİL İSRÂİL, KENDİ ZULMÜNE GÖMÜLÜYOR !
- 23 Ekim 2025 - NİÇİN ERİYORUZ…?
- 16 Ekim 2025 - İŞİN NETİCESİNE GÖRE HÜKÜM BELLİ OLUR.
KADİR EROL
BU DÜNYÂ, NE Kİ ?
BU DÜNYÂ, NE Kİ ?
Meşgul olduğu iş, önemli ve yoğun olan bir insan, "bu dünyâ hayatının, geçici ve süflî işlerden ibâret olduğu" yorumlarına,
Ya kızar ve lüzumsuz sayıklama görür.
Ya da bıyık altından güler, geçer.
O işin, yoğunluğun ve hengâmenin içindeyken, yâni kendince o kadar lâzım ve önemliyken,
o tür yorumları, hakkıyla algılaması ve ciddî bulması, pek mümkün olmaz.
"Hayat bu işle anlamlı, dünyâ buradan dönüyor, ben olmasam olmaz, bak ben yapıyorum, insanların bana ihtiyacı var, ben olmasam yürümez, bak iş görüyorum, en iyi ben yapıyorum, insanlar mutlu oluyor, çok iyiyim, herkese yardımcı oluyorum,.... vs.vb." diyerek, kendine bir alan, bir aura, bir önem, bir statü, bir pâye, bir gerekçe ve bir vazgeçilmez amaç üretir. Kendine îmal !
Oysa araçtır, her dünyevî meşgûliyet.
Lâzımdır rızık kazanmak için, lâkin amaç değildir.
Ama bunu hakkıyla algılamak ve anlamak için, zamana ve farklı deneyimlere ihtiyacı vardır insanın.
Nerden mi biliyorum ?
Başiskeleye yanaş...!
Çok limana uğradı bu gemi, geniş ırmakları da, açık denizleri de gördü, okyanusa da açıldı, fırtınalarla da boğuştu. Dünya benim etrafımda dönüyor da sandı, hatta dünyayı ben döndürüyorum da sandı bu alçak nefs.
(Allah-cc affetsin.)
Biliyoruz da diyoruz emmoğlu, bi dinle :
Bir değişim olur, işten ayrılırsın veya emekli olur, kenarda kalırsın, sağlığın varsa problem değil, bir iş tutar yaşarsın da, ya yaşlanınca ? ya da hasta olunca ?
Koşarken yürüyemez olursun, iki elinle bir kaşığı ağzına götürüp, bir tas çorbayı bile içemez olursun, kulağın gider duymaz, gözün gider görmez olursun. (Allah-cc muhâfaza buyursun).
Ama ölmezsin, vardır daha alacak nefesin. Yaşamak, bir varlık borcu'dur unutma !
Kalırsın kenarda, ıssız kalırsın; in-cin top oynar etrafında, arayan olmaz, soran olmaz, gelen olmaz, giden olmaz, isteyen de olmaz, veren de olmaz.
Dünya döner, işler bir şekilde yürür. Yaz geçer kış gelir. Sen olsan da olmasan da, birşey yapsan da yapmasan da, herşeyin sâhibi herşeyine vaziyet eder.
İşte o zaman algılarsın ve derinden anlarsın; "Bu Dünyâ hayatının, geçici ve süflî işlerden ibâret" olduğunu.
Sen ne kadar sarılsan da, bırakmıştır artık dünyâ seni. "Bırak, saçmalama" demiştir sana. "Sen cennet yolcususun, geçici bir süre imtihan için uğramıştın buraya, şimdi hadi yoluna !"
Rabbim, bu dünyâya asıl olarak ne için geldiğimizi farketmeye, cümlemizi muvaffak eylesin. Dünyevî Meşguliyetlere takılıp kalmamayı, Hayatın Anlamını ve Amacını, doğru tesbit edebilmeyi nasîb eylesin.
Dünyâ, cennet yolundaki insan'a şeytan'ın pusu attığı yer dir. Amann Dikkat !
İnsan bu dünyaya, kendini aramaya gelir. Bulduğunda da, alıp gidebilir.
Dünyâ Hayatı; bir yol hikâyesidir.
Herkesin kendini arayıp bulma yolunun hikâyesi.
Herkes aramaz ve bulamaz belki ama "Bulanlar, arayanlardır."
Kendini bulmak;
İnsan'ın cennete girmeye uygun hâl'ine ulaşabilmesidir.
"Allah'a kulluk" makamını bulan, gönül rahatlığıyla uçup gidebilir.
Vesselâm.
Kadir EROL
26.01.2026



Henüz Yorum yok