HAŞİM AKIN

BİR ANNENİN CENNET KOKAN NEFESİ

BİR ANNENİN CENNET KOKAN NEFESİ

Anneler evlatların üzerin hep titrer. Babalar zalim değildir elbette. Onlar da titrer ama onların duyguları sakin ve gizli kalır. Bu nedenle annenin şefkat ve merhameti daha belirgin olarak görülür.

Anne babalar evlatlarını hep yakınında ve mutlu görmek ister. Mesela bir anne baba için oğlunu yetiştirip askere göndermek hem bir gurur kaynağı hem de gözyaşıyla süslenecek bir hüzündür. İkisini hep beraberce yaşarız.

Geçen ay Burkina Faso için hazırlıklarımız var. Bizim Yusuf’un annesinden alınıp, Burkina Faso’ya iletilecek emanetler varmış. “Baş üstüne” deyip adese doğru yola çıktık. Yaşlı annesi apartmanda asansöre zorla koyduğu üç valiz dolusu eşyayı indirmeye çalışıyordu. Bu valizlerin ulaşacağı yerde evladı var, gelini var, torunları var. Kim bilir içine neler koydu… Eşyaları asıl hafifleten de onun içine koymaya çalıştığı muhabbetiydi.

Valizleri teslim alırken annenin bir cümlesi benim yüreğime ok gibi saplandı. “Hocam ben on beş yıldır böyle valiz hazırlarım.” Dile kolay bu kadar süre beklemek ve ona destek vermek.  O Konya’yı bekleyecek, aile bireyleri de “bize görev düştü” diye uzak diyarları yurt ve mesken bilecek.

Konya’daki annenin içinde hep hem hasreti kalacak hem de “Onlar orada bunu bulup yiyemez. Oğlum şunu severdi, gelinim bundan hoşlanırdı, torunlarım bunu görünce çok mutlu olacak” diye yorulma ve bezginlik göstermeden valizlerini hazırlayacak. Hüzünle huzur beraber yola çıkacak. Uzaktan bakılınca ne var bunda diyenler olabilir.

Burkina Faso’ya 2015 de ilk yola çıkarken annemin “sen benim ciğerimi söktün” deyişini, rahmetli babamın o metanet ve sabrına rağmen yol boyu hiç ses çıkarmadan ağlayışını yeniden hatırladım. Sonraki yıllar annemin eliyle hazırlayıp gönderdiği özel turşuların tadına kimler bakmadı ki...

Hele eşimin ve çocukların valizlerin köşelerine “bu da gitsin” diye sokuşturduğu her türlü nimet ve hazırlık iki zıt duyguyu aynı anda yaşamanıza sebep olurdu hep.

Hepimiz adına ve bize de ait olan sorumlulukları ifa etmek, kendisiyle beraber bizleri de kurtarmak için yola çıkan er kişileri anlamak lazım.

Biliyorum cümlem eksik oldu. Onlara destek veren, on beş yıl boyunca valiz hazırlayıp içine yüreğini koyan kahraman anne ve babaları da hürmetle hatırlamak Lazım.

Bir Hadisi şerifi vardır ki beni hep korkutmuştur.

Ebû Ümâme radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim gazâya çıkmaz veya gazâya çıkan bir mücahidi teçhiz etmez ya da cihada çıkan gazinin aile fertlerine hayırla muamele etmezse, Allah Teâlâ o kimseyi kıyamet gününden önce büyük bir belâya uğratır."  (Ebû Dâvûd)

Zoru başarıp yola koyulanlar kadar onların yolunu gözleyenleri de görmek bizim için iyidir. Bazen basit görülecek bir amel yeni ve ayrı bir kurtuluş reçetesidir. Küçük amel yoktur. Basit görülen ama zamanında ifa edilen nice salih işler vardır ki büyük hayır kapıları açar.

Allah’ım sen bizleri her tülü belalardan kurtar!

Âmin… Ya Muîn…

 

 

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri