ERDAL ERGENÇ

ZİHİNLERİN İŞGALİ, KAOS ÇAĞINDA MÜSLÜMANCA DİRİLİŞ.

ZİHİNLERİN İŞGALİ, KAOS ÇAĞINDA MÜSLÜMANCA DİRİLİŞ.

 Bismillahirrahmanirrahim

Kıymetli okurlar, yaşadığımız çağ her yönüyle bir kaos çağı görünümünde. Şu kısacık ömrümüzde neler görmedik ki?

1979 İran İslam devrimi

1980 darbesi ve yüzlerce sağdan soldan gencimizin öldürülmesi

İran-Irak savaşı (canlı yayınlarla izlemeye başladığımız ilk savaş)

Kuveyt’in işgali ve sonrasında Saddam Hüseyin’in öldürülmesi,

Ülkemizde ve dünyada yaşanan Sosyokültürel - Teknolojik gelişmeler

28 Şubat post modern Darbesi, başörtüsü eylemleri, haksız yere tutuklamalar, sürgünler ve daha niceleri

Siyonist İsrail’in Gazze’de her yıl Ramazan ayında bombardıman denemeleri ve yüzlerce Gazzelinin şehit edilmesi

Kemalist zihniyet sahibi siyasal erkin, Muhafazakar bir siyasal erkin eline geçmesi

Arap baharının bir anda alevlenmesi

Libya’daki darbe girişimi ve tüm Arap liderlerine kafa tutan Kaddafi’nin öldürülmesi

Suriye’de 15 yıl sürecek iç savaşın başlaması, insanların kesilmesi, toplu katliam görüntüleri, dünyanın gözünün içine baka baka örgütlerin kurulması bunların birbirleri ile savaştırılması, paralı lejyonerlerin batılı emperyalistler için kan dökmesi…

15 Temmuz darbe girişimi ve Fetullah Gülen’nin maskesinin düşmesi, toplumun zihnini bulandıran cemaat tedirginliği

Çukur eylemleri, PKK liderlerinin sorumsuz ve şımarıkça insanları sokağa davet edip Yasin Börü ve arkadaşlarını katletmesi…

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid 19 pandemisi…

Sonra dün 3. yıldönümünü yaşadığımız 6 Şubat depremi… 11 ili etkileyen binlerce aileyi evsiz bırakan en az 50 bin insanın bu afet nedeni ile öldüğü şahsen asla unutamayacağım bir gün.

7 Ekim 2023 sonrası Aksa Tufanı ile alevlenen büyük Gazze direnişi ve bu direniş ile birlikte aydınlanan zihinler. Gazze okulunda gerçekten iman etmenin yaşanarak öğretilmesi. Henüz 5 yaşında arabada ailesi öldürüldükten sonra tek başına kalan ve Filistin Kızılayından yardım isterken Siyonist katiller tarafından tam 355 kurşun sıkılarak öldürülen Hind Rajeb, Ebu ubeyde, Muhammed Dayf, İsmail Heniye, Yahya Sinvar. Hepsi gözlerimizin önünde şehit oldular.

Gazze’ye karşı umarsız kalan dünyanın aksine, aktivistlerin insanüstü gayretleri…

March To Gazza, Sumud… boykot eylemleri…

Sözde ateşkes anlaşmaları..

Bunların hepsi biz yaşarken oldu. Canlı yayınlarda izledik, sosyal medya reelslerinde, postlarında ekranı bağımlılık düzeyinde bir hevesle, kaydırıp seyrettik.

Görünen o ki neredeyse yarım yüzyıldır yaşanan bunca olaya rağmen insanoğlu hala akledebilme yeteneği olduğunu anlayamadı.

Batının 200 yıl önce başlattığı coğrafi işgal talan ve emperyalist politikaları, son yüz yılda boyut değiştirerek işgal ettikleri coğrafyalarda yaşayan insanların zihinlerini işgal etmeye başladı.

Bize eğriyi doğru, haklıyı haksız, korkağı cesur, bilgeyi cahil, muzafferi mağlup, işgali yerleşim, ahlaksızlığı modernizm diye göstererek aklımızı bulandırdılar ve sonuçta işgal gerçekleşti. Ve elbette işgal sonrası zihinlerin sömürülmesi için davranış ve toplum mühendisliğini en son imkânlarına kadar kullandılar.

Sonuç itibarı ile algıları manipüle edilmiş, doğru düşünüp tefekkür edemeyen ezberci, sürekli tüketen ama hiç üretmeyen, ihtiyacı olan her şeyi başkalarından bekleyen yaratıklara dönüştük.

Onlar sürekli çalıştılar biz hep yattık demiyorum tatbikî. Elbette bizim de münevverlerimiz bu olup biteni fark ettiler, yazdılar seslerini duyurmaya çalıştılar.

İşte tam da bu noktada tekrar hatırlatıyorum; bu yaşananların hepsi, biz Müslümanca düşünen ve Müslümanca yaşamaya gayret eden insanları, yeryüzünden silmek, ezmek, sindirmek için yapılıyor. Batılı emperyalist düşüncenin gerçek hayat tarzı bugünlerde nasılda orta yere faş olmuş durumda. Epstain rezaletinde çocukların istismar edilmesi, katledilmeleri, etlerinin yenmesi… İşte batının gerçek yüzü bu. Siyonizmin dünya liderlerini böyle kıskıvrak en zayıf noktalarından yakalayıp istedikleri gibi oynatmaları işte bundan…

Bu devasa oyunun farkına varmamız gerekiyor. Artık zihinlerimizin işgal edilmiş olduğunu fark edip hakikati aramanın gayretine düşmeliyiz. Hem de büyük bir heyecanla, aşk ve azimle…

Evlatlarımızı bu işgale karşı korumalı, onların parlak zihinlerini Kuranın aydınlatan ayetleri ve Hz. Peygamberin sünneti ile süslemeliyiz.

Bu nedenle; biz Müslümanca yaşayıp Müslüman olarak ölmeyi amaçlayan insanlar olarak;

 Yorulmaya hakkımız yok, büyüklenmeye hakkımız yok, bıkmaya, sızlanmaya, küsmeye hakkımız yok!

İçinde bulunduğumuz bu konjonktürde, İslam düşmanı ve aklı bulanmış batıl gücün ne yaptığını bilmez bir şekilde sağa sola saldırdığına şahit olmaktayız. İşte bizler bu kaotik düzlemden çıkarak hakikat nurunu kalplerimize yerleştirecek yollar bulacağız. Bi iznillah.

Vesselam…

 

Erdal ERGENÇ

  07-02-2026

 

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri