- 26 Ocak 2026 - ŞEHVET-İ KELAM VE KALEM İÇİN SUSTURUCU: KABAK
- 19 Ocak 2026 - “KALİTE” ANLAŞILMAK İÇİN “ZAMAN VE SABRA” İHTİYAÇ DUYAR
- 13 Ocak 2026 - HANGİ HAZİNE DAHA DEĞERLİ: YERALTI MI, YER ÜSTÜ MÜ?
- 05 Ocak 2026 - YOL ARKADAŞLIĞINDA “HIZIR ÖLÇÜSÜ”
- 30 Aralık 2025 - CANLI YAYINDA KONUŞUR GİBİ KONUŞABİLMEK
- 22 Aralık 2025 - MEŞRUİYETİN OLMAZSA OLMAZ 3’LÜSÜ
- 15 Aralık 2025 - DİNLE NEYDEN/GÖNÜLDEN
- 08 Aralık 2025 - MEVLANA, HOCA EFENDİ VE DİĞERLERİ…
- 24 Kasım 2025 - ACI MI, TATLI MI?
- 17 Kasım 2025 - KÖTÜ KOKU KİMDEN GELİYOR?
- 10 Kasım 2025 - EVDE OTURAN ERKEN ÖLÜR!
- 03 Kasım 2025 - ACIYA/MUSİBETE AĞLAMANIN ETKİSİ
- 27 Ekim 2025 - DİNİN GELECEĞİ
- 20 Ekim 2025 - KENDİ EKSENİ (EGOSU) ETRAFINDA DÖNMENİN USULÜ
- 16 Ekim 2025 - DOĞA’DAN ALLAH’A…
- 06 Ekim 2025 - HİÇBİR BAŞARININ BEDELİ “ŞEREFİMİZ” OLMAMALI!
- 30 Eylül 2025 - SAPANLAR VE SAPITANLARIN AĞIR VEBALİ (NAHL, 16/25)
- 23 Eylül 2025 - EN BÜYÜK ENGELİMİZ: YAZAMAMAK
- 15 Eylül 2025 - YETERLİ VE DENGELİ BİR EĞİTİMLE İKİ KANATLI ÇOCUKLAR!
- 09 Eylül 2025 - MUAYENEYİ REDDEDEN DOKTOR
- 01 Eylül 2025 - STRESTEN NASIL KURTULURUZ?
- 25 Ağustos 2025 - DEMOKRASİ KARANLIKTA ÖLÜR
- 18 Ağustos 2025 - YAŞLANMAKTAN VE YORGUNLUKTAN HIZLI ÇIKIŞ
- 11 Ağustos 2025 - ÖNCE İNCİR/TİN/TATLI; SONRA ZEYTİN/TUZLU (TİN/95/1)
- 04 Ağustos 2025 - ELLERİMİZLE YAPTIĞIMIZ ALTIN KAFESLERİMİZ
- 28 Temmuz 2025 - YÜKSEKÖĞRETİM NASIL “YÜKSEK” OLUR?
- 21 Temmuz 2025 - “DÜNYA’YA ÖNCE GELMEK/YAŞLILIK” KAZANIM MIDIR?
- 14 Temmuz 2025 - DİVRİĞİ’Yİ GÖRMEDEN ÖLMEYİN!
- 08 Temmuz 2025 - “VERİLEN EMRİ” YERİNE GETİRMEK
- 03 Temmuz 2025 - AHSEN-İ TAKVİMSİN SEN (S.A.V.)
- 02 Temmuz 2025 - POSTMODERN DÖNEMİN MÜSLÜMANLARA SUNDUĞU FIRSATLAR
- 23 Haziran 2025 - “BABANIN GÖLGESİ” İYİ BİR ŞEY Mİ?
- 18 Haziran 2025 - “ANADOLU MAYASI” SÜTÜ YOĞURDA DÖNÜŞTÜRMÜŞTÜR.
- 10 Haziran 2025 - YURT DIŞI KURBANIN BEDELİ NE KADAR OLMALIDIR?
- 02 Haziran 2025 - ERTELEME HASTALIĞI (PROCRASTİNATİON)
- 27 Mayıs 2025 - OĞUZ TÜRKÜ “İKİ ATEŞ” ALTINDA
- 19 Mayıs 2025 - TÜRKİYE AİLE VAKFI-TAV (ACİL)
- 12 Mayıs 2025 - KISIR DÖNGÜ
- 05 Mayıs 2025 - TOPRAK OLMAYI İSTEMEK!
- 28 Nisan 2025 - YA 3 T’Lİ (TESPİT-TENKİT-TEKLİF) KONUŞUN, YA DA EBEDİYEN SUSUN!
- 22 Nisan 2025 - ÖLÜMDEN KİM/NİÇİN KORKAR?
- 14 Nisan 2025 - HER KİTABIN ANLAŞILMA REHBERİ TEK BİR KİTAPTIR.
- 10 Nisan 2025 - ZAMAN VE MEKÂNA BAKIŞIMIZ
- 07 Nisan 2025 - KİME KONUŞUYORUZ/YAZIYORUZ?
- 25 Mart 2025 - İYİ FİNAL/YAŞLILIK İÇİN…
- 17 Mart 2025 - MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİN 5 KİLOMETRE TAŞI
- 10 Mart 2025 - NEYİ ÇEKİYORSUNUZ? (Rezonans-Çekim Yasası)
- 03 Mart 2025 - ŞEYTANI NE DAVET EDER?
- 24 Şubat 2025 - ŞANLI DEVRİMİ DUYDUNUZ MU?
- 17 Şubat 2025 - AİLE YILINDA KAMU-STK DENGESİ (AİLE VAKFI ÖNERİSİ)
- 10 Şubat 2025 - MİKROFONLA EZAN OKUNURKEN SAĞA/SOLA DÖNÜLÜR MÜ?
- 04 Şubat 2025 - YILDIZ MI, AY MI, KARA DELİK MİSİNİZ?
- 27 Ocak 2025 - FELAKETLERİN İLK ADIMI SUÇLUNUN MASA İLAN EDİLMESİYDİ
- 20 Ocak 2025 - “ÜZÜMÜN SAPI, ARMUDUN ÇÖPÜ, MUZUN KABUĞU” YENİR Mİ?
- 13 Ocak 2025 - BİZİ KİM DAHA İYİ YIKAR? SU MU, ATEŞ Mİ?
- 07 Ocak 2025 - KAN BAĞIŞI MI? HACAMAT MI?
- 30 Aralık 2024 - KAVGALARIN ASIL SEBEBİ NEDİR?
- 25 Aralık 2024 - “VER KORKUYU” DEĞİL; “VER COŞKUYU”
- 17 Aralık 2024 - İMAN-HİKMET-GAYRET-TEVEKKÜL
- 09 Aralık 2024 - ZITLIKLARIN ORTASINDA VASATI BULMAK
- 02 Aralık 2024 - MECELLE PUSULASI (ALTIN FORMÜL İÇERİR)
- 25 Kasım 2024 - ZAHMETTEN KAÇARAK RAHMETE ULAŞILABİLİR Mİ?
- 18 Kasım 2024 - HAK YOK VAZİFE VAR; FERT YOK CEMİYET VAR.
- 11 Kasım 2024 - POLİMAT-ENTELEKTÜEL
- 04 Kasım 2024 - ÖNCE DONANIM (HARDWARE) SONRA YAZILIM (SOFTWARE)
- 28 Ekim 2024 - İBRETLİK BİR ÖLÜMDEN DERS ÇIKARABİLMEK (FETÖ GERÇEĞİ)
- 21 Ekim 2024 - YAŞLANMA “SÜREÇ ODAKLI” BİR GELİŞMEDİR VE ANNE KARNINDAN BAŞLAR.
- 15 Ekim 2024 - ÜÇÜ BİRLEYEBİLİR MİYİZ? (Türkçülük/İslamcılık/Batıcılık)
- 07 Ekim 2024 - BEYİN-BEYİNCİK-VİCDAN=YASAMA-YÜRÜTME-YARGI
- 30 Eylül 2024 - GEÇMEK Mİ, KALMAK MI?
- 23 Eylül 2024 - METAFOR (MESNEVİ/KABAK METAFORU)
- 10 Eylül 2024 - İDDİALAR VE HIRSLARIMIZIN KUŞATTIĞI HAYATLARIMIZ
- 03 Eylül 2024 - KİTAP VE SİLAH DENGESİ
- 21 Ağustos 2024 - GÖZ BEBEĞİMİZ OLAN DOSTLARIMIZ (!)
- 12 Ağustos 2024 - ÖNCELİKLİ KAYGILARIMIZ
- 06 Ağustos 2024 - SEVGİ-ACI-HZ. İNSAN
- 29 Temmuz 2024 - İNİŞ-ÇIKIŞ-KONFOR
- 22 Temmuz 2024 - GENÇLİĞİN GÜNDEMİNDEKİ KONULARA DAİR: SORU/CEVAP
- 15 Temmuz 2024 - KAPAĞINIZ/DUDAĞINIZ KAPALI MI?
- 09 Temmuz 2024 - SÜLEYMANLAR AYAKTA ÖLÜR.
- 05 Temmuz 2024 - EVLİLİK YAŞI İÇİN 5 N 1 K (HZ. AİŞE ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN)
- 25 Haziran 2024 - İNSAN HAYATA NEREDEN BAŞLAMALI ?
- 12 Haziran 2024 - İNSAN NEDEN ALZHEİMER VE DEMANS OLUR?
- 05 Haziran 2024 - SEVİNİNCE TOPRAĞA, ÜZÜLÜNCE GÖKYÜZÜNE BAK!
- 29 Mayıs 2024 - BİR HİKÂYENİZ VAR MI?
- 23 Mayıs 2024 - “EN BÜYÜK SÜRPRİZ” BİZİ BEKLİYOR OLABİLİR Mİ?
- 13 Mayıs 2024 - MESLEK LİSESİ Mİ, FEN/ANADOLU LİSESİ Mİ? (MÜFREDAT İÇİN)
- 06 Mayıs 2024 - ANAOKULU MU, ÜNİVERSİTE Mİ? (MÜFREDAT İÇİN)
- 29 Nisan 2024 - HARDAL TANESİ
- 22 Nisan 2024 - ÖZELEŞTİRİ Mİ / SAVUNMA MI?
- 08 Nisan 2024 - SİYASETTE ADALET Mİ FAYDA MI?
- 03 Nisan 2024 - YAPAMADIĞIMIZ ŞEYİ ALLAH’TAN İSTEMEK!
- 26 Mart 2024 - BUEN VİVİR
- 25 Mart 2024 - BAŞROL DE Mİ OYNUYORSUNUZ, YOKSA FİGÜRAN MISINIZ?
- 13 Mart 2024 - NEHİR AKMALI!
- 12 Mart 2024 - NEHİR AKMALI!
- 05 Mart 2024 - SAYGI DUYMAM GEREKEN BU(!) MU?
- 29 Şubat 2024 - DÜNYA VE AHİRETTE UYUYABİLMEK VE UYANABİLMEK
- 22 Şubat 2024 - OMURGA
- 12 Şubat 2024 - AİLE NEDEN İLK DÜŞMANDIR?
- 09 Şubat 2024 - ANNE/BABA/ÖĞRETMEN ACI BİR TEBESSÜM
- 29 Ocak 2024 - DERDİNİN DEVASI SEN’SİN
- 23 Ocak 2024 - EŞYANIN RUHU
- 15 Ocak 2024 - ALÇAK GÖNÜLLÜ
- 09 Ocak 2024 - NEDEN UZAKLARI YAKIN, YAKINLARI UZAK ETTİK?
- 01 Ocak 2024 - EN BÜYÜK FESAT NEDİR ?
- 25 Aralık 2023 - İKİNDİ NAMAZI VE BENÎ KURAYZA YAHUDİLERİ
- 18 Aralık 2023 - Kütük Çok Sahibi Yok!
- 12 Aralık 2023 - Fix/Takıntı
- 04 Aralık 2023 - Siyaset ve Tefekkür
- 27 Kasım 2023 - Haddini bil, mutlu ol!
- 20 Kasım 2023 - Korona Döneminin Dijital Çocukları
- 14 Kasım 2023 - Sessizliğin Gücü (Meryem, 19/10)
- 07 Kasım 2023 - Çocuğa Sevgi, Gence Güven ve Yaşlıya Saygı
- 16 Ekim 2023 - Pozitiflik, Saf Pozitiflik midir?
- 12 Ekim 2023 - Gülümseme ve Huzur
- 02 Ekim 2023 - Kabz ve Bast
- 20 Eylül 2023 - Bağınız her daim açık mı?
- 13 Eylül 2023 - Nişanlınız Nasıl Güzel Olur?
- 30 Ağustos 2023 - Helalleşme/Sıfırlama(!?) Mümkün mü?
- 22 Ağustos 2023 - Yalanın Negatif ve Pozitifi
- 17 Ağustos 2023 - Ne yığdırın, ne de bağırtın.
- 07 Ağustos 2023 - Kadife Yumruk (Gerçeğin Gücü)
- 03 Ağustos 2023 - Artırılmış Sanal Hayatın Kurbanları
- 23 Temmuz 2023 - Peygamber Kıssaları ve Çocuk Eğitimi
- 18 Temmuz 2023 - Peygamber Kıssaları ve Çocuk Eğitimi
- 03 Temmuz 2023 - Neredesin Hızır?
- 28 Haziran 2023 - Nakıs/Noksanlık/İmtihan
- 14 Haziran 2023 - “5” “95”den Büyüktür. (Çocuk Eğitimi)
- 06 Haziran 2023 - Aile Mahremiyeti ve Nükleer Enerji
- 29 Mayıs 2023 - Talip Olduklarımıza Dikkat!
- 23 Mayıs 2023 - Liderlere “Hüsn-i Hâtime” İçin 5 Tavsiye
- 15 Mayıs 2023 - Seferoğulları, Tellioğulları ve Yeşil Vadi
- 08 Mayıs 2023 - Ubasute
- 01 Mayıs 2023 - İşiniz Zor mu?
- 10 Nisan 2023 - Niyet-Düşünce-Söylem-Eylem-Amel-Ahlak
- 03 Nisan 2023 - Her Zaman, Her Şeye Rağmen Kazanmak mı?
- 27 Mart 2023 - Faraziye Hayatlar, Şimdi ve Burası
- 20 Mart 2023 - Kifayetsiz Muhterisler, Dış Güçler ve Türkiye Yüzyılı
- 13 Mart 2023 - Sofradaki Çatal (Vasat-Orta Yol)
- 06 Mart 2023 - Hayat; geriye doğru …, ileriye doğru…
- 20 Şubat 2023 - Sabır; Boyun Eğmek Değil Mücadele Etmektir.
- 13 Şubat 2023 - Deprem - Kenetlenme - Kader - Tedbir
- 08 Şubat 2023 - Köy/Şehir Gerilimi ve Başıboş Köpekler Sorunu
- 31 Ocak 2023 - Akupunktur-İğnelenme-Eleştiri
- 23 Ocak 2023 - Üç Farklı Rüzgârın Anaforundaki Ülke’m
- 17 Ocak 2023 - Mehmet’leri “Fatih” Yapmak İçin…
- 09 Ocak 2023 - Mevlana, Konevi ve Urmevi’yi Anlamak İçin…
- 03 Ocak 2023 - Kadın ve Erkek “Eş” Değerdir.
- 26 Aralık 2022 - “Sema” bize ne anlatır?
- 20 Aralık 2022 - Kötülük Genini Çıkarabilir miyiz?
- 12 Aralık 2022 - Kimin Uydusuyuz?
- 05 Aralık 2022 - Sağlıklı Birey-Mutlu Aile-Huzurlu Toplum
- 02 Aralık 2022 - Hak ve Hakikat
- 21 Kasım 2022 - Acı Bir Tebessümle Kayan Yıldızlar
- 15 Kasım 2022 - Aile ve Gençlik Çalıştayı
DR. CEMİL PASLI
YÜRÜYÜN, DURMAYIN! DURURSANIZ SIRAT’TAN DÜŞERSİNİZ.
YÜRÜYÜN, DURMAYIN! DURURSANIZ SIRAT’TAN DÜŞERSİNİZ.
Küçüklüğümde Trt de bir yarışma vardı.
Ortada bir su havuzu, havuzun içerisinde taş şekli verilmiş, üzerinde fazla durduğunuzda suya batan ya da bastığınızda şekli değişerek dengenizi bozan taş şeklinde boyanmış lastik dubalar vardı.
Yarışmacı o dubalara hızlı ve dengeli basarak suyun karşısına geçmeye çalışırdı.
Karşıya geçemediğinde ise suya düşer, ıslanır ve yarışmayı kaybederdi.
Yarışmada üç şey önemliydi.
Konsantrasyon, strateji ve seri hareket etmek.
Hedefiniz olan karşı kıyıya konsantre olacaksınız, dubalara uygun şekilde basacaksınız ve üzerinde asla uzun süre kalmayacaksınız.
Yoksa suya düşersiniz.
Ben insanın elestü bezminden ahirete geçerken uğradığı imtihan salonu dünyayı bu yarışmaya benzetirim.
İmtihan olunduğumuz her şey o su üzerinde duran lastik dubalara benziyor.
Hedefiniz ve konsantrasyonunuz yani; asıl hedefiniz cennete ulaşmak değilse;
O dubalara uygun şekilde basmayı bilmiyorsanız;
Ve o dubaların üzerinden seri geçmek yerine oyalanıyorsanız;
Sırattan geçemiyor, o yarışmada suya bu yolculukta ateşe, cehenneme düşüyorsunuz.
Kur’an-ı Kerim ve Sahih hadislerde dünyanın bu mahiyetine işaret eden binlerce hatırlatma ve ikaz var.
Dünya hayatı başka açıdan bakıldığında ise bisiklet sürmek gibidir.
Bisiklet sürmede de iki temel ilke vardır:
- Tekere (dünyaya) değil ileriye, hedefe (ahirete/cennete) bakacaksınız.
- Pedal çevirmeyi asla bırakmayacaksınız, durmayacaksınız.
Her gün etrafımızdan birilerine “kalemi bırak, senin süren doldu” denilen bir hayat içerisinde imtihan olunduğumuz geçici, kararsız, istikrarsız, su içerinde dalgalanan dubalara bel bağlamak, onlara fazlaca değer vermek, üzerinde oyalanmak bizi sırattan düşürür.
Akıllı insan; dünyanın şaşasının gözlerini kamaştırmasına müsaade etmez, dozunda ve kararında istifade ederek yoluna devam eder.
Her muhatap olduğu nimetin cennetin basit bir numunesi olduğunu hamd ve şükürle ondan dozunda, kararında istifade ettiğinde baki olarak yerleştirileceği cennette onların en mükemmelinin verileceği şuuruyla hareket eder.
Keep walking, don't stop! If you stop, you will fall off the bridge of Sirat.
When I was a child, there was a competition on TRT (Turkish National Television).
In the middle of the pool, there were rubber buoys painted to resemble stones. If you stood on them for too long, they would sink, or their shape would change, upsetting your balance.
The competitor would try to cross to the other side of the water by stepping on these buoys quickly and steadily.
If they couldn't cross, they would fall into the water, get wet, and lose the competition.
Three things were important in the competition:
Concentration, strategy, and quick movements.
You had to concentrate on your target, the opposite shore, step on the buoys appropriately, and never stay on them for too long.
Otherwise, you will fall into the water.
I liken the world, the examination hall that a person goes through when passing from the pre-eternal covenant to the hereafter, to this race.
Everything we are tested with resembles those rubber buoys floating on the water.
If your goal and concentration, that is, your real goal, is not to reach paradise;
If you don't know how to step on those buoys properly;
And if you are dawdling instead of quickly passing over those buoys;
You cannot pass the bridge of Sirat, you fall into the water in that race, into the fire, into hell on this journey.
There are thousands of reminders and warnings in the Holy Quran and authentic hadiths pointing to this nature of the world.
From another perspective, worldly life is like riding a bicycle.
There are two basic principles in riding a bicycle:
1. You will look ahead, towards the goal (the hereafter/paradise), not at the wheel (the world).
2. You will never stop pedaling, you will never stop.
In a life where we are tested every day by being told "put down the pen, your time is up," relying on temporary, uncertain, unstable buoys floating in the water, giving them too much value, and lingering on them will cause us to fall from the bridge of Sirat.
A wise person does not allow the splendor of the world to blind their eyes, but rather uses it in moderation and with balance, continuing on their path.
They act with the awareness that every blessing they encounter is a simple sample of paradise, and that by using it in moderation and with gratitude, they will be granted the most perfect of those blessings in paradise, where they will be eternally placed.



Henüz Yorum yok