İBRAHİM ERKAM

İNSAN VE CİN

İNSAN VE CİN

Sözlükte cin, “örtmek, gizli kalmak” anlamındaki cenne fiilinden isim olup “gizli, görünmeyen varlıklar” manasına gelir, tekili cinnîdir.  Terim olarak ise cin , ateşten yaratılmış varlıktır. (Rahman,15) Onlar da aynı insanlar gibi yerler, içerler, aile kurarlar. Doğar, büyür ve ölürler. Fakat ömürlerinin insanlara oranla daha uzun olduğuna inanılır.

Belli bir iradeye sahiptirler. İnsanlar gibi dünyaya Allah'a  kulluk etmek ve ibadet etmek için gönderilmişlerdir. Onların da mümin ve kafir olanları vardır. İradeleriyle iyi veya kötü amel işleyebilirler. Allah, (c.c.) Zariyat Suresi'nde mealen şöyle buyurmuştur: “Ben cinleri ve insanları, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 56)

Cinleri insanlardan ayıran en önemli özelliklerinden bazıları; duyularımızla hissedemediğimiz, çok hızlı hareket edebilen ve aynı zamanda farklı suretlere  girebilen varlıklardır.

Cinler, insanlardan önce yaratılmışlardır. “Cin türüne gelince daha önce onu da kavurucu ateşten yaratmıştık.” (Hicr, 27) Mealen bu ayette geçen “daha önce” ifadesi ve benzer başka rivayetler, cin türünün insandan önce yaratıldığının delilidir.

Cinlerden hem mümin olanların olduğunu hem de sapkın olup kafir olanların olduğunu Cin Suresi’nde mealen geçen şu ayetlerden öğreniyoruz:

“De ki: Cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle söyledikleri bana vahyolundu: “Biz, doğru yolu gösteren harika bir okuma dinledik ve ona iman ettik. Artık kesinlikle rabbimize kimseyi ortak koşmayacağız.”” (Cin, 1,2)

“İnsanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı, onlar da bunları daha sapkın hale getirirlerdi.” (Cin,6)

Bu ayetler gösteriyor ki insanlar ve cinler arasında bir etkileşim var. Fakat bu etkileşimin hayır mı şer mi yönünde olduğunu her iki varlığın iradeleri belirliyor. Hak yolunu seçip iyilerden olmayı isteyenlere Allah, (c.c.) o kapıyı açıyor ve o yolda birbirlerinin dostu kılıyor. Batıl yolu seçip Allah’a (c.c.) karşı gelenler ise kötülük yolunda, birbirlerinin dostu oluyorlar.

Cinler, görünmeyen ve duyulmayan varlıklar olabilir fakat bizimle birlikte yaşayan varlıklardır. İnsanlara zararı dokunmayan hatta faydası bile dokunan cinler olduğu gibi; insanlara  zarar verebilen şeytani cinler de vardır. Onlardan  korunmak için öncelikli vazifemiz Allah’a (c.c.) sığınmaktır. Daha sonra günahın büyüğünden kesinlikle uzak durmamız gerekir. Biz farkında olmadan büyüğe götüren küçük günahlardan da sakınmamız, önemli bir husustur.

Bir de toplumda bazı şerli insanlara rastlıyoruz ki bir sebeple cinleri kullanıp insanlara büyü yaptırıyorlar. Büyü, Allah’ın (c.c) lanetlediği büyük bir günahtır. Aileler bundan dolayı zarar görür. Toplum, bu yüzden fesada uğrar. Bu günahı işleyen bir kişi Allah (c.c.) tarafından lanetlenmiştir. Bunu yapanlar, özellikle toplumun düzenini bozdukları için dünya ve ahirette büyük bir bedbahtlığın içine düşerler. (Bakara 102, Buhari, Tıb, 48)

Şeytani cinleri ele alacağımız bir sonraki yazımızda, şeytanların atası olan İblisin Allah’ın (c.c.) huzurundan nasıl kovulduğundan ve insana karşı düşmanca tavrından bahsedeceğiz inşallah. Allah’a emanet olun.

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri