Ahmet Taş: “Kıbsrıs’a Sahip Çıkmamız Lazım”
Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen “Enderun Mektebi” Programları devam ediyor. Bu hafta Enderun Mektebi programında Kıbrıs konusu ele alındı. Programda geçtiğimiz günlerde Kıbrıs’a bir grup halinde ziyaret gerçekleştiren Gönüllü Kültür Teşekkülleri Başkanı Ahmet Taş’ın izlenimlerine yer verildi. Kıbrıs’ın tarihi önemine ve Türkiye için vazgeçilmez bir mesele olduğunun altını çizdi. Kıbrıs’a olan ziyaretlerin artarak devam etmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.
Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda Gönüllü Kültür Teşekkülleri Başkanı Ahmet Taş Kıbrıs’ın tarihi serüveni ve hangi dönemlerden geçtiği ile ilgili bilgiler verdi. Kıbrıs’ı ilk defa Müslümanların Hz. Osman döneminde fethettiğini belirtti. Bundan sonra da çeşitli dönemlerde Müslümanların eline geçtiğini en son da Osmanlı Devleti döneminde uzun mücadelelerden sonra 1571 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından fethedildiğini ve bundan sonra yaklaşık 305 yıl Osmanlı egemenliğinde kaldığını ifade etti. Kıbrıs’ın 1878 yılında Rusya ile yapılan ve 93 harbi adı verilen savaş sırasında İngilizler tarafından Osmanlı’dan kiralandığını ve 1. Dünya savaşı sırasında ise tek taraflı olarak İngilizler tarafından ilhak edildiğini belirtti. Kıbrıs’ın uzun süre İngiliz işgali altında bulunduğunu 1960’lı yıllarda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ve üç devletin İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğünde kurulan bu devletin Cumhurbaşkanlığını Kayseri’den Talas doğumlu olan Makaryos isimli bir Rum Papazın yaptığını belirtti. Kıbrıs Devletinin kurulmasının ardından Türklere yönelik baskı ve zulümlerin arttığını bu dönemde Türk Hava Kuvvetlerinin çeşitli zamanlarda Kıbrıs’a harekat yaptığını ve bu harekatlardan birinde Cengiz Topel’in uçağının düşmesi ile Rumların eline geçtiğini ve Rumlar tarafından şehit edildiğini anlattı. O dönemde Türkiye’nin çıkarma gemilerinin olmaması sebebiyle Kıbrıs’a herhangi bir harekatın yapılamadığını vurguladı. 1974 yılına gelindiğinde ise, Samson isimli bir Rum generalin Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için darbe yaptığını o dönemde iktidarda olan Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan koalisyon hükümetinin emriyle Türkiye’nin bu darbeye karşı Kıbrıs Barış Harekatını gerçekleştirdiğini ve ardından da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin kurulduğunu ifade etti.
Gönüllü Kültür Teşekkülleri Başkanı Ahmet Taş bugün Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin bir kısmının sürekli çalışmak için Rum kesimine gitmek zorunda olduğunu bunun ise Türk tarafının Rumlara bağımlı olmasına sebep olduğunun altını çizdi. Ziyaret sırasında daha önce kapalı olan Maraş’ın şu anda açık olması dolayısıyla o bölgeyi de gezdiklerini ve orada gördükleri ile ilgili de bilgiler verdi. Kıbrıs’ta çeşitli kurum ve kuruluşlara ziyaret gerçekleştirildiğini ve bu verimli görüşmelerde Kıbrıs’la ilgili çok faydalı bilgiler elde ettiklerini anlattı. Kıbrıs’ta tarihi birikimin de çok fazla olduğunu anlatan Ahmet Taş, gerek Lefkoşe’de, gerek Girne’de ve Magosa’da birçok tarihi mekanın bulunduğunu ifade etti. Özellikle Lala Mustafa Paşa Mescidi ve Kırklar Mescidi denen tarihi mekanların çok önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Yine tarihi öneme sahip Salamis Harabelerinin de Roma döneminden kalan önemli bir tarihi mekan olarak Kıbrıs’ta bulunan tarihi miras arasında yer aldığını belirtti.
Ahmet Taş konuşmasında son olarak özellikle Türk vatandaşlarına tavsiyeler de bulunarak, sivil toplum kuruluşları olarak, Türkiyeli vatandaşlar olarak Kıbrıs’ın mutlaka sık sık ziyaret edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Belli sanayi kuruluşlarının oraya taşınmasının ve orada istihdamın artırılmasının Rum kesimine olan bağımlılığı azaltacağını vurguladı. Orada bulunan okullarla Türkiye’deki okulların kardeş ilan edilmesi ve geliş gidişlerin sağlanması ile bağların daha da güçleneceğine vurgu yaptı. Ayrıca Hala Sultan Kolejleri gibi kolejlerin diğer Kıbrıs şehirlerinde de açılmasının önemli olduğunu bunun Türkiye ile olan bağların farklı boyutlara taşınmasını ve ilişkilerin sıkılaşmasına vesile olacağına işaret etti. Türk vatandaşlarının gezi rotalarına Kıbrıs’ı mutlaka dahil etmeleri gerektiğine vurgu yaparak bu sayede Kıbrıs’taki Türk ve Müslüman varlığının korunmasına büyük katkı sağlanabileceğinin altını çizdi.



Hen�z Yorum yok