Bir Beyitle Başladı, 40 Yıldır Aynı Nefesi Üflüyor

Kayseri’de yaşayan 77 yaşındaki emekli öğretmen Mustafa Demir’in hayatı, okuduğu bir beyitle değişti. Mevlana Celaleddin Rumi’nin eseri Mesnevi’nin girişindeki o meşhur mısra, onun için sadece bir edebi ifade değil; bir ömür sürecek yolculuğun başlangıcı oldu.

Kayseri’de yaşayan 77 yaşındaki emekli öğretmen Mustafa Demir’in hayatı, okuduğu bir beyitle değişti. Mevlana Celaleddin Rumi’nin eseri Mesnevi’nin girişindeki o meşhur mısra, onun için sadece bir edebi ifade değil; bir ömür sürecek yolculuğun başlangıcı oldu.

“Bişnev ez ney çün hikâyet mî küned, ez cüdâyîhâ şikâyet mî küned…”
Yani: “Dinle neyden nasıl hikâye ediyor; ayrılıklardan nasıl şikâyet ediyor.”

Demir, 80’li yıllarda Mesnevi’yi okurken bu beyitten derinden etkilendiğini ve o an ney üflemeye karar verdiğini söylüyor. Aradan geçen yaklaşık 40 yılda bu karar, geçici bir heves değil; hayatının merkezine yerleşen bir sanat yolculuğuna dönüştü.

Öğretmenlik mesleğinden emekli olduktan sonra Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Hunat Kültür Merkezi’nde hem neyzenlik yapıyor hem de hüsnü hat sanatıyla ilgileniyor. Yaklaşık 12 yıldır burada sanatını icra eden Demir, öğrenci yetiştirmeyi de sürdürüyor.

Kayseri’de o dönem ney öğrenme imkânı olmadığını belirten Demir, İstanbul’da üstat merhum Niyazi Sayın’ın talebeleri olan merhum Ömer Erdoğdular ve Ahmet Şahin gibi isimlerle görüşmeler yaptığını ifade ediyor. Uzun soluklu bir ders süreci olmadan, kendi kabiliyeti ve araştırmalarıyla bu sanatı öğrenmeye çalıştığını anlatıyor.

“İşi Ehlinden Öğrenmesi Lazımdır”

Mustafa Demir’e göre ney üflemek isteyen birinin öncelikle iyi bir müzik kulağına sahip olması gerekiyor. Bunun yanında doğru ölçülere ve sağlam akorda sahip bir ney edinmek ve işi mutlaka ehil kişilerden öğrenmek şart.

Bir dönem neyin sadece eski yerli filmlerde mezar sahnelerinde duyulan bir enstrüman olarak algılandığını hatırlatan Demir, bugün televizyonlarda görünmesiyle ilginin arttığını ancak bunun yeterli olmadığını vurguluyor. Ona göre ney, sadece bir hobi ya da geçici bir heves değil; kendi kültürünü, sanatını ve o sanatı doğuran inancı anlayarak öğrenilmesi gereken derin bir yol.

“Birileri gidiyor diye gitmekle bu iş olmaz” diyen Demir, buna rağmen az sayıda da olsa bu sanatı hayatının temel esaslarından biri olarak gören gençlerin varlığının kendisini umutlandırdığını ifade ediyor.

Bir beyitle başlayan yolculuk, 40 yıldır aynı nefesle devam ediyor. Ve o nefes, hâlâ ayrılıklardan söz ediyor…

Diğer Haberler

Hen�z Yorum yok

�lk yorumu siz yaz�n.

Yorum B�rak�n

E-Mail adresiniz yay�nlanmaz.







Diğer Haberler